Credent türkçesi Credent nedir
- İnanılır.
- Her şeye inanan.
- Güven veren.
- Güvenilir.
Credent ile ilgili cümleler
English: Ali certainly has the right credentials.
Turkish: Ali kesinlikle doğru kimlik bilgilerine sahip.
English: What exactly are his credentials ?
Turkish: Tam olarak onun kimliği nedir?
English: Ali showed his credentials.
Turkish: Ali kimliğini gösterdi.
English: He has good credentials as a conductor.
Turkish: Bir koro şefi olarak iyi referansları vardı.
Credent ingilizcede ne demek, Credent nerede nasıl kullanılır?
Credential : İtimatname. Yeni göreve başlamadan önce devlet tarafından bir büyükelçiye verilen takdim mektubu. Yeterlilik belgesi. Ehliyet. Tanıtım. Bir kişin hüviyetini bildiren belge. Bir kişinin yeteneklerini ve niteliklerini tasdik eden belge (örneğin, referanslar, tavsiye mektupları). Ruhsat. Delil.
Credential letters : Tavsiye mektubu. Referans mektubu. Bir kimsenin belirli bir pozisyona veya yetkiye sahip olduğunu gösteren mektup.
Credentialed : Sertifikalı. Bir kimsenin yeteneklerini ve niteliklerini doğrulayan belgeleri olan (örneğin, referanslar, tavsiye mektubu). Yeterlilik belgeleri olan. Belgeli.
Credentials : Güven belgesi. Güven mektubu. Bonservis. Vesika. İtimatname. Sicil. İşinden ayrılan işçiye işveren tarafından verilen ve görevini iyi yaptığını belirten belge. Tanıtma belgesi. Kimlik.
Credentials committee : Vekaletname komitesi. İstişare komitesi. Danışma kurulu. İstişare heyeti. Danışma heyeti. Tavsiye komitesi.
Impeccable credentials : Mükemmel referanslar. Hatasız tanıtım mektupları.
Give credence : İnanmak. Kabul etmek.
Credendum : Din akideleri. Din şartları. Din veya imanın şartları.
Interface credential : Arayüz tanıtımı.
Give credence to : Güvenmek. İnanmak. Sözüne önem vermek. İtimat etmek. Prim vermek.
İngilizce Credent Türkçe anlamı, Credent eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Credent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Preclude : İmkansız kılmak. Meydan vermemek. Menetmek. Olanaksızlaştırmak. Dışarıda bırakmak. Engellemek. İmkansızlaştırmak. Engel olmak. Men etmek. Önlemek.
Spoil : Bozulmak. Batırmak. İçine etmek. Berbat etmek. Bozmak. Çalıntı mal. Heba etmek. Memuriyet (seçim kazanılınca). Haklamak. Avanta.
Latter day : Çağa uygun. Modern. Son döneme ait olan. Çağdaş. Günümüze ait.
Frustrate : Boşa çıkarmak. Ket vurmak. Yıldırmak. Hüsrana uğratmak. İşini bozmak. Önlemek. Kösteklemek. Düş kırıklığına uğratmak. Set çekmek. Engellemek.
Deflect : Sekmek. Dönmek. Çevirmek. Çıvdırmak. Sapmak. Saptırmak. Başka yöne çevirmek. Yönünü değiştirmek. Yönü değişmek. Döndürmek.
Faithfuls : Sadakatli. Bağlı. Vefalı. Sadık. İçten. Dindar. Vefakar. İmanlı.
Baffle : Sesyayarın ağzı; sesin titreşimlerini denetleyen esnek gereç. Kafasını karıştırmak. Engel olmak. Boşa çıkarmak. Ses kaybını ya da dağılmasını önlemek için herhangi bir gereçten yapılmış gergi. Şaşkınlık uyandırmak. Selen gergisi. Zor gelmek. Bozmak. Hayret uyandırmak.
Stymie : Engellemek. Bozmak. Taş koymak. Alt etmek. Yoluna taş koymak. Şaşırtmak.
Instant : Acil. İvedi. Anlık. An. Hemen olan. Çabuk hazırlanan. Lahza. Israr eden. Dakika. Şimdiki.
Embarrass : Utandırmak. Sıkıntı vermek. Şaşırtmak. Rahatsız etmek. Engellemek. Bozmak. Sıkmak. Para sıkıntısı çekmek. Para sıkıntısına düşürmek. Sıkıntıya sokmak.
Credent synonyms : forefend, make unnecessary, authoritative, scotch, existing, inst, faithful, forfend, bankable, creditworthy, immediate, believable, trustworthy, cross, foil, stop, credible, stave off, calculable, block, avoid, credulous, creditable, obstruct, queer, forestall, authentics, hinder, fend off, head off, kibosh, obviate, foreclose.
Credent zıt anlamlı kelimeler, Credent kelime anlamı
Past : Geçmiş zaman. Dilb.geçmiş. Geçmişte kalan. Geçkin. Evveliyat. Öte. Eski. Geçmiş. Geçen. Dün.
Future : Fiilin gösterdiği oluş, kılış ve durumun geleceğe bağlı olduğunu belirten zaman. bk. gelecek zaman kipi. Gelecek zaman kipi. Gelecek. İleriki. Vadeli. Ati. İstikbal. İlerideki. İlerki.
Attack : Saldırı. Tenis, futbol, eskrim, masa tenisi, voleybol alanlarında kullanılır. Çatmak. Tecavüz etmek. Atılım. Vurmak. Atak. Bir dürtüş ya da vuruşun gerçekleşebilmesi için, ileri doğru gelişen saldırı eylemlerinin her birine verilen genel ad. Hamle yapmak. Uğraşmak.
Credent antonyms : let, admit.
Credent ingilizce tanımı, definition of Credent
Credent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Giving credence. Believing. Credulous.

Bu kısımda Credent kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Credent ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Credent anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Credent ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.