Credit ceiling türkçesi Credit ceiling nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Kredi sınırı.
  • Kredi tavanı.
  • Para yetkesinin ulaşmak istediği hedefler doğrultusunda, finansal kurumların belli bir dönemde açabilecekleri kredi miktarına getirdiği üst sınır.

Credit ceiling ingilizcede ne demek, Credit ceiling nerede nasıl kullanılır?

Credit : İnanma. Çift yöntemli sayışımla verilen değerlerin alacaklı yönü, vezneden çıkan para, her tür sayışımdan çıkarılan değerler. Bir krediyi hesabına geçirmek. Bir parayı, sayışımın alacaklı bölümüne yazma. Emniyet. İnanç. Bir paranın ödenmesi, bir malın teslimi veya bir işin görülmesini karşı taraftan isteme hakkı. bilançonun aktifinde yer alan ve vadesi gelince kazanılacak para. Vade. İtibar etmek. Sayca.

Ceiling : Dekorda, sahne üstündeki askı palangaları yoluyla tutturulan tavan. Azami irtifa. İç kaplama (gemi). Toplam tutar için sınırlama. Test aracılığıyla ölçülen yeteneğin en üst sınırı. Tavan. Kredi limiti. Tavan değer. Tavan fiyat. Eğitim, tiyatro alanlarında kullanılır.

Credit account : Hesabın alacak tarafı. Açık hesap. Kredi hesabı. Müşteriye alışverişte bulunması için belirli sınırlar çerçevesinde açılan hesap. bankaların, cari hesap koşulları çerçevesinde kendisiyle sürekli olarak ticari ilişkide bulunan kişilere açtığı kredi türü. kredi kartına bağlı olarak belli sınırlar içinde açılan hesap.

 

Credit advice : Alacak dekontu.

Credit agency : Kredi kuruluşu. Kredi kurumu.

Credit agent : Sigorta acentesi.

İngilizce Credit ceiling Türkçe anlamı, Credit ceiling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Credit ceiling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

 

Line of credit : Genellikle gelişmekte olan ülke hükümetlerinin yatırım mallarının dışsatımını özendirmek amacıyla dışsatımcıların riskinin ülkenin resmi finansman kurumu tarafından yüklenilmesi suretiyle açılan orta veya uzun vadeli kredi. bir banka veya diğer bir finansal kuruluşun hatırlı müşterilerine belirli bir zaman dilimi içersinde belli bir miktara kadar açtığı kredi. Çerçeve kredisi. Bankanın müşterisine açtığı belirli bir üst sınırı olan ve birkaç defada kullanılabilen krediler. Kredi limiti.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Credit ceiling synonyms : loan ceiling, a shift in individual demand, a change in demand, abolition of forced labour convention, a shift in supply, ability rent, ability to pay principle, a pass through certificate, a change in individual demand, lending limit.