Cribble türkçesi Cribble nedir
- Kalın süzgeç veya elek.
- İri taneli un.
Cribble ile ilgili cümleler
English: Ali scribbled something on a piece of paper.
Turkish: Ali bir parça kağıt üzerine bir şey karaladı.
English: There were scribbles all along the wall.
Turkish: Bütün duvar boyunca karalamalar vardı.
English: Ali scribbled his signature on the contract.
Turkish: Ali sözleşmeye imzasını attı.
English: Don't scribble here.
Turkish: Burada karalama yapmayın.
Cribble ingilizcede ne demek, Cribble nerede nasıl kullanılır?
Scribble : Acele ile yazmak. Karalamak. Eğri büğrü yazmak. Ditmek (yün). Çalakalem yazıvermek. Çabuk ve kötü bir el yazısıyla yazmak. Karalama. Kabartmak (yün). Çızıktırmak. Çiziktirme.
Scribble down : Kargacık burgacık yazmak. Karalamak.
Scribbled : Karman çorman ve alelacele yazılmış veya çizilmiş. Kargacık burgacık yazılmış. Karalanmış. Çiziktirilmiş. Eğri büğrü yazılmış. Okunaksız bir şekilde yazılmış.
Scribbler : Kötü yazan kimse. Kargacık burgacık yazan kimse. İkinci sınıf yazar. Ditme makinesi. Yazar bozuntusu. Karalamacı. Yazısı çirkin kimse. Kötü yazar.
Scribblers : Ditme makinesi. Kötü yazan kimse. Kötü yazar. Yazar bozuntusu. Kargacık burgacık yazan kimse. Yazısı çirkin kimse. Karalamacı.
Scribbling pad : Karalama defteri. Not defteri.
Scribbling : Eğri büğrü yazma. Eğri büğrü yazmak. Kabartmak (yün). Kargacık burgacık yazmak. Kargacık burgacık yazma. Karalamak. Ditmek (yün). Karalama.
Cribbed : Kapamak. Araklamak. Sıkmak. Kopya çekmek (sınavda). Kopya çekmek. Aşırmak. Kopya etmek. Çalmak. Ahırı yemlikle donatmak. Ahıra tıkmak.
Cribbers : Kopyacı. Eser hırsızı. Arakçı. Başka bir kimsenin yazılardan kopya eden kimse.
Cribber : Arakçı. Başka bir kimsenin yazılardan kopya eden kimse. Eser hırsızı. Kopyacı.
İngilizce Cribble Türkçe anlamı, Cribble eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cribble ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Feed : Yemek vermek. Yemek. Beslenmek. Beslemek. Bilgisayar, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ot. Yapısında organik ve inorganik besin maddelerini bulunduran, belli oranlarda verildiğinde yetiştirciliği yapılan canlının sağlık, gelişme, üreme, verim gibi özellikleri üzerinde olumlu etki yapan maddeler. balıkları cezbetmek için olta iğnesine takılan veya tuzak ağlar içine konulan, sinek, canlı yem, yem solucanı gibi gerçek veya yapay balık yemleri. Yemlemek. Besleme. Otlamak.
Run : Çarpmak. Koşarak geçmek. Dönem. Yürürlükte olmak. Bir veri kümesi üzerinde bir kez uygulanan iş dönemi. Geçerli olmak. Geçiş. Tabanları yağlamak. İşletmek. Geçmek.
Flow : Basmak. Yükselmek (deniz). Dolaşmak (kan vb). Akış. Akıcı özelliği olan özdek ya da erkenin yer değiştirme olayı. Akıcı olmak. Met halinde olmak. Akıntı yapmak. Akıntı. Dökülmek.
Leach : Filtre etmek. Süzmek. Sızmak. Süzmek filtreden geçirmek. Boğata suyu. Yıkama. Yıkayarak arıtmak. Nüfuz etmek. Filtre etme. Filtre.
Course : Seyir. Koşu yeri. İzlenen yol. Yön. İzge. Rota. Gidişat. Akış. Pist. Kurs.
Breakable : Ehlileşir. Kırılır. Bozulabilir. Sürülebilir (toprak). Kırılabilir.
Filter : Süzülmek. Filtreden süzmek. Filtre. Renkli camdan ya da arasına jelatin konularak yapıştırılmış iki camdan oluşan, izgedeki bazı ışıkları soğurup bazılarını bırakan, alıcının merceği önüne takılarak görüntünün renk tonlarını değiştirmeye yarayan araç. seslendirmede, okumada, yayında bazı yinelenim kuşaklarını zayıflatan, istenilen yinelenimler ile istenmeyenleri birbirinden ayıran devre. Ancak belli dalgaboyu aralığındaki ışığı geçiren, renkli cam özelliğindeki saydam levha; renk süzgeci. Gözenek ya da delikçiklerinden sıvıları geçirip katıları geçirmeyen, katı ve sıvı ayrımı yapmakta kullanılan gereç ya da aygıt. Filtreden geçirmek. Akışkan içindeki yabancı maddeleri ayıran süzgeç. Süzerek ayırmak. Filtreleme yapmak.
Trickle : Damlatmak. Akıtmak (az az). Damlamak. Sızmak. Süzülmek. Yuvarlanmak (top). Damla damla akıtmak. Yuvarlanmak (top vb). Azar azar gelmek. Akmak.
Crumbly : Gevrek. Ufalanan. Dağılgan. Kolayca ufalanan. Dağılan.
Percolate : Sızmak. Süzmek. Sızdırmak. Filtre etmek. Süzülmek. Süzülme. Filtreden geçirmek.
Cribble zıt anlamlı kelimeler, Cribble kelime anlamı
Unbreakable : Bozulamaz. İşlenemez (toprak). Ehlileşmez. Kırılmaz.
Strengthen : Güçlenmek. Berkitmek. Yaşam bulmak. Kuvvetlendirmek. Yükseltmek. Kuvvet vermek. Güç kazanmak. Tahkim etmek. Sağlamlaştırmak. Takviye etmek.
Cribble ingilizce tanımı, definition of Cribble
Cribble kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cause to pass through a sieve or riddle. As, cribble bread. A coarse sieve or screen. To sift. Coarse.

Bu kısımda Cribble kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cribble ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cribble anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cribble ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.