Cross fault türkçesi Cross fault nedir

  • Dikine kırık.
  • Çapraz fay.
  • Enine yanlım.
  • Enine fay.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Katmanların doğrultusunu, 90°'lik bir açıyla kesen kırık.

Cross fault ingilizcede ne demek, Cross fault nerede nasıl kullanılır?

Cross : İkili te. Biyoloji, tarih alanlarında kullanılır. Kesişen. Eski romalılarda suçluyu öldürmek için kullanılan bir araç. hıristiyanlığın simgesi olan, birbirini dik kesen iki doğrunun oluşturduğu biçim, put. Hilekar. Kesiştirmek. Çapraz. Dargın. Geçirmek. Geçişmek.

Fault : Suç. Tenis, bilgisayar, hukuk, coğrafya, madencilik, ekonomi, voleybol, jeoloji alanlarında kullanılır. Başlama atışının kurallara uygun olarak yapılmaması. Aksaklık. Kabahat. Suçu olmak. Çatlak. Hata bulmak. Hata. Kınamak.

Cross a check : Bir çeki sadece çek üzerinde yazılı kişi tarafından paraya çevrilebilecek şekilde işaretlemek. Çizgili çek düzenlemek.

Cross action : Karşılıklı dava. Mütekabil dava. Mukabil dava. Karşı dava.

Cross appeal : Mukabil temyiz talebi. Karşı temyiz talebi. Karşı itiraz. Mukabil itiraz. Mukabil temyiz isteği.

Cross arm : Çapraz kol.

İngilizce Cross fault Türkçe anlamı, Cross fault eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cross fault ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abrasive power : Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı güç. Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.).

Abyss : Uçurum. Boşluk. Dibi olmayan çukur. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Cehennem. Derinlik. Dipsiz gibi görünen yer. Tamu. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu.

Transverse fault : Genel yapıyı enine kesen kırık. Enine kırık.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Algonkian : Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Algonkiyen. Bir prekambriyen sistemi. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Alkongien.

Adventive cone : Parazitik koni. İlerleme konisi. Ek koni. İlerleme hunisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi.

Agricultural geology : Tarımsal jeoloji. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarım yerbilimi.

Adjacent rock : Yantaş. İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç.

Absolute age : Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Salt yaş. Mutlak yaş. Kesin yaş.

Acrozone : Menzil zonu. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Uç kuşağı.

Cross fault synonyms : after shock, acid fumarole, abysal environment, aggregats, advance of aglacier, absolute chronology, alkali rocks.