Cross purposes türkçesi Cross purposes nedir

Cross purposes ingilizcede ne demek, Cross purposes nerede nasıl kullanılır?

Cross : Kesişen. Eski romalılarda suçluyu öldürmek için kullanılan bir araç. hıristiyanlığın simgesi olan, birbirini dik kesen iki doğrunun oluşturduğu biçim, put. Karşıya geçmek. Dargın. Geçişmek. Kesiştirmek. Kesişmek. Düzenbaz. Haç. Öbür tarafına geçmek.

Purposes : Mesaj (hikaye). Kasıt. Gaye. Amaç. Niyet. Verilmek istenen mesaj. Azim. Maksat.

At cross purposes : Farklı amaçlara hizmet etmek. Karşıt hedeflere doğru ilerleyen (genellikle diğerinin amaçlarını yanlış anlama nedeniyle). Farklı hedefleri olmak.

Be at cross purposes : Yanlış anlamak. Amaçları farklı olmak.

Talk at cross purposes : Ayrı telden çalmak.

Cross a check : Bir çeki sadece çek üzerinde yazılı kişi tarafından paraya çevrilebilecek şekilde işaretlemek. Çizgili çek düzenlemek.

İngilizce Cross purposes Türkçe anlamı, Cross purposes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cross purposes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Misconception : Yanlış kanı. Yanlış fikir. Yanlış yorum. Yanlış kavrama. Kavram yanılgısı. Kavram hatası. Yanlış kavram.

 

Inconsistency : Vargıların aynı çıkarım kalıbından türetilemezliği ; bir gözlem ya da ölçme aracına alınmış yanıtların olgusal gözlemlerle ya da birbiriyle bağdaşmazlığı. İnsicamsızlık. Kararsızlık. Gayri kabili telif olma. Uyuşmama. Uyuşmazlık. Tutarsızlık.

Antinomies : Kanun hükümleri arasında çelişki. Antinomi. Çelişki. Çatışkı. Karşıtlık. İki kanun arasındaki çelişki. İki kanun arasındaki zıtlık.

Discongruity : Uyuşmazlık.

Adverseness : Terslik. Muhalefet. Husumet. Düşmanlık. Olumsuzluk. Karşıtlık. Karşıt olma.

Misconstructions : Hatalı yapım. Yanlış yorumlama. Fena yorum. Yanlış yorum.

Contradiction : Tezat. Çelişme. Yalanlama. İnkar. İtiraz. Hukuk, sosyoloji alanlarında kullanılır. Yadsıma. Eytişimci düşünüşte her devinimin kaynağını, canlılığın kökenini ve gelişme ilkesini anlatan ulam; evren, doğa, toplum ve insanın gelişim yasası.

Misapprehensions : Yanılma.

Conflict : Oyun kişileri arasındaki çatışma. iç çatışma: tinsel olan çatışma. bir kişinin kendi kendiyle olan çatışması. dış çatışma: hareketlerle ve sözlerle olan çatışma. karşıt güçlerin ve duyguların çarpışması. Uyuşmamak. Savaşmak. Aynı anda ortaya çıkan birbirine karşıt ya da eşit derecede çekici dilek ve isteklerin bireyde yarattığı ruhsal durum. birbirleriyle uyuşmayan dilek, istek ya da ereklerin yarışmasından ortaya çıkan üzücü ya da kıvanç vermekten uzak bilinç durumu. Anlaşmazlığa düşmek. Çekişme. Çarpışma. Anlaşmazlık. Çatışmak. Tutmamak.

Contrarieties : Aksilik. Muhalefet. Uyuşmazlık. Tezat. Karşıtlık. Terslik.

 

Cross purposes synonyms : contradictions, incongruities, antithesis, misunderstandings, misperception, incongruity, contrariety, misunderstanding, miscomprehension, misconstruction, contradistinctions, anomalies, antinomy, anomaly, discrepancy, contradistinction, antipodes, inconsistencies, antagonisms, contraposition, misapprehension, adversity, antagonism, mistaking, antitheses, discrepancies.