Yanlış anlama nedir, Yanlış anlama ne demek

Yanlış anlama; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Bir soru ya da sınarda yanıtlayıcının kişisel deneyim, bilgi ve ilgi alanı dışında kalan, özel anlamlı, uygun bağlam ve biçimde kullanılmayan sözcük, terim, deyim ve anlatımların beklenenden değişik anlaşılması.

Yanlış anlama ile ilgili Cümleler

  • Onun kızgın olduğu göz önüne alınınca, bir yanlış anlama olmalı.
  • Ali yanlış anlamaya güldü.
  • O tamamen bir yanlış anlamaydı.
  • Bunun yalnızca bir yanlış anlama olduğuna eminim.
  • Yalnızca bir yanlış anlamamıydı?
  • Sadece beni yanlış anlamanı istemiyorum.
  • Bizim dostluğumuz o küçük yanlış anlamaların ötesindedir.
  • Lütfen demek istediğimi yanlış anlama.
  • Yanlış anlamaları önlemek için sözleşmeyi tekrar incelediler.
  • Lütfen yanlış anlama.
  • Bunun hepsi korkunç bir yanlış anlama.

Yanlış anlama anlamı, tanımı

Anlam : Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey

Anlama : Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.

 

Yanlı : Yandaş.

Yanlış : Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymama durumu, yanılgı, hata. Biçimsel düşünme yasalarına uymayan, düşünülen şeyle uyuşmayan. Hatalı bir biçimde. Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymayan, aykırı olan, hatalı.

Yanıtlayıcı : Bir soruşturu ya da görüşmede bilgi alınmak üzere kendisine soru yöneltilen ve soruya amaca uygun olarak yanıt veren kişi.

İlgi alanı : Bir kişi veya kuruluşun ilgilendiği konular.

Kullanılma : Kullanılmak işi.

Anlaşılma : Anlaşılmak işi.

Kişisel : Kişi ile ilgili, kişiye ilişkin, kişinin kendi malı olan, şahsi, zatî.

Anlatım : Anlatma işi. Bir duyguyu, bir düşünceyi, bir konuyu söz veya yazı ile bildirme, ifade.

Anlamlı : Anlamı olan, manalı. İçeriği olan. Gizli bir anlamı olan, düşündürücü, manidar.

Deneyim : Bir kimsenin belli bir sürede veya hayat boyu edindiği bilgilerin tamamı, tecrübe, eksperyans.

Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

Sözcük : Kelime.

Değişi : Halkbilim olaylarıyla ürünlerinin hiçbir dış etken olmadan özbiçimleriyle olgularının büyük ölçüde değişmesi, bk. değişi kuramı.

Anlatı : Ayrıntılarıyla anlatma. Roman, hikâye, masal vb. edebî türlerde bir olay dizisini anlatma biçimi, hikâyeleme, hikâye etme, tahkiye.

Bağlam : Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.

 

Alanı : Şeftali, kayısı, armut gibi meyvaların ceviz ve şeker karıştırılıp ipe dizilen ve güneşte kurutulan ezmesi.

Sınar : 1.Akraba, yakın. 2.Eşdeğer, denk. 3.Sıra, dizi: Dağ sınarı çok hoştur. Benzer. Bir ölçüm boyutu ya da konusuna ilişkin çeşitli konum ya da dizilleri dile getiren ve ölçme araçlarını oluşturan sözcük, tümce, anlatım, ayrıç ya da işlemlerden her biri.

Uygun : Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.

Diğer dillerde Yanlış anlama anlamı nedir?

İngilizce'de Yanlış anlama ne demek ? : misunderstanding