Purposes türkçesi Purposes nedir

Purposes ile ilgili cümleler

English: Atomic energy can be utilized for peaceful purposes.
Turkish: Atom enerjisi barışçıl amaçlarla kullanılabilir.

English: The site is used for military purposes.
Turkish: Alan askeri amaç için kullanılır.

English: Allocate a room for research purposes.
Turkish: Araştırma amaçları için bir oda ayırın.

English: This room is used for various purposes.
Turkish: Bu oda birçok amaçla kullanılır.

Purposes ingilizcede ne demek, Purposes nerede nasıl kullanılır?

Airplane for dusting purposes : Havadan toz serpme uçağı.

At cross purposes : Farklı amaçlara hizmet etmek. Farklı hedefleri olmak. Karşıt hedeflere doğru ilerleyen (genellikle diğerinin amaçlarını yanlış anlama nedeniyle).

Be at cross purposes : Yanlış anlamak. Amaçları farklı olmak.

Cross purposes : Zıtlık. Çelişen amaçlar. Yanlış anlama. Farklı ve zıt amaçlar. Aykırılık. Karşıt amaçlar.

For all practical purposes : Nereden bakılırsa bakılsın. Hangi açıdan bakılırsa bakılsın.

All purpose tyre : Çok maksatlı lastik.

To all intents and purposes : Hangi açıdan bakılırsa bakılsın. Nereden bakılırsa bakılsın. Tüm niyetleri ve amaçları ile. Tüm içeriğiyle.

 

All purpose flour : Herhangi bir şeyi pişirmek veya fırınlamak için kullanılabilen buğday unu. Apf (mutfak). Un. Hem yemek hem de ekmek yapımında kullanılan buğday unu. Sade beyaz un. Çok amaçlı un.

Purpose built : Belli bir amaç için özel yapılmış.

Talk at cross purposes : Ayrı telden çalmak.

İngilizce Purposes Türkçe anlamı, Purposes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Purposes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grandest : Ulu. Ana. Debdebeli. Babaanne. Genel. Baş. Ağırbaşlı. Azamet. Asil. Büyüklük.

Directing : Yol gösterme. Tevcih etme. Yöneltme (bir görevi). Rejisörlük. Yönetmenlik. İdare etme. Yönlendirme. Hedef. Yönetme.

Will : Vasiyet etmek. İrade. -ecek. İradesini kullanarak bir şeyi gerçekleştirmeye çalışmak. İstem. -acak. Niyet etmek. -ar. İstenç. Dilemek.

Utility : İşe yarar şey. Yararlık. Yardımcı yazılım. Standart yapılan eşya ile ilgili. Yararlılık. Yararlı olma. Hizmet programı. Kamu hizmeti yapan kuruluş. Yarar. Yardımcı program.

Devoutness : Ciddiyet. Sofuluk. İstek. Samimilik. Diyanet. Ciddilik. Dindarlık.

Counsel : Öğüt vermek. Salık vermek. Önermek. Öğütlemek. Tavsiye etmek. Akıl vermek. Avukat. Öneri. Nasihat etmek.

Cross purpose : Karşıt maksat.

Bourn : Sınır. Su. Memleket. Diyar. Çay. Dere. Hedef.

Objective : Hedef. Işık mikroskobunda dokuların büyük görüntüsünü elde etmeye yarayan mercek parçası. Nesnel. Eğitim, fizik, uzay, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hedeflenen. Objektif. İsmin-i hali. İnsan bilincinin dışında ve ondan bağımsız olan (şey). Amaçlanan. Minigözler, uzgözler gibi ışıksal aygıtların nesneden yana olan mercekleri.

 

Consummation : İkmal. İtmam. Mükemmellik. İkmal etme. Tamamlama. Yerine getirme. Tamamına erdirme.

Purposes synonyms : raison d'etre, premeditation, counsels, purposed, animus, intents, destination, role, grand, purpose, inflexibility, bourns, contemplation, deliberateness, ideals, cause, faiths, grander, disposition, purposing, goal, contemplations, malice aforethought, determination, usefulness, faith, heart, destinations, determinations, mens rea, goals, malice prepense, malices.

Purposes zıt anlamlı kelimeler, Purposes kelime anlamı

Uselessness : Yaramazlık. İşlevsizlik. Faydasızlık. Yararsızlık. Boşunalık. Kullanışsızlık. İşe yaramazlık. Hayırsızlık.

Functional : Ameli. Pratik. Fonksiyonel. Görevci. Kullanışlı. Görevini yapar. İşlevsel. İş görür. Görevsel. Eylem veya işlevle ilgili olan. hastalıkta işlevi etkileyen, ancak yapısını bozmayan.

Inutility : Yararsızlık. Faydasızlık.

Purposes antonyms : nonfunctional, irresoluteness.