Directing türkçesi Directing nedir

Directing ingilizcede ne demek, Directing nerede nasıl kullanılır?

Code directing character : Kodlu yöneltme karakteri.

Misdirecting : Yanlış adrese göndermek. Yanlış yön göstermek. Hedefi şaşırtmak. Yanlış yönlendirmek. Yanlış yol göstermek. Hedef şaşırtmak. Yanıltmak. Yanlış yere göndermek. Jüriyi yanlış bilgilendirmek.

Redirecting : Yeni adrese göndermek. Yönlendirme. Başka tarafa yönlendirmek. Yeniden yönlendirme. Yönünü değiştirmek. Yönlendiriliyor.

Directio : Direksiyo. Yön, istikamet.

Direction : Müdürlük. Sahneye koyucunun belli bir oyun için oyuncuları düzene alması ve onları oyuna uygun bir uyum içine sokması için yaptığı hazırlık, çalışma. (oyun düzeni, sahneye koyma). Oyun düzeni. Bir filmin çevrilişinde tutulan yol. bir yönetmenin filmi gerçekleştirirkenki çalışmalarının tümü; bu çalışmaların kendine özgü niteliği. tv. bir televizyon izlencesinin gerçekleştirilmesinde tutulan yol. bir yönetmenin izlenceyi gerçekleştirirkenki çalışmalarının tümü; bu çalışmaların kendine özgü niteliği. Yönetim. İdare. Doğrultu. Yönelti. Cihet. Yönerge.

 

Direction of a line : Hat yönü.

Direction finding : İstikamet bulma. Yön bulma. Sinyal yönünü belirleme.

Direction angles : Doğrultu açıları.

Direction finding station : Radyo iletki istasyonu.

Direction finder : Kestirme aleti. Yön sinyali alıcısı. Yön bulucu. İstikamet bulucusu. İstikamet bulucu. Yön bulucu alet. Radyo ile yön bulma.

İngilizce Directing Türkçe anlamı, Directing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Directing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

End : Ölüm. Kalkmak. Akıbet. Erek. Sonuca ulaşmak. Son vermek. Son kısım. Kalıntı. Son.

Inducements : Rüşvet verme. Birini kandırmak için verilen şey. Neden. Saik. Tahrik. Sebep. Kandırma. İkna. Teşvik.

Cock shy : Cinsel ilişkiden korkan kimse. Nişan tahtası. Boy hedefi.

Governing : İdare edem. Ana. Yol gösteren. Yöneten. Hükmeden. İdare eden. Baş. Hüküm süren. Yönetim.

At the helm : Direksiyonda. Başında. Başkanlığında. Komutasında. Denetiminde. Kontrolünde.

Stage direction : Yazarın, oyun betiğinde, yere, girişlere, çıkışlara, dekore, giysilere, donatımlıklara, müziğe, çeşitli etmenlere, kişilerin görünüşlerine ve davranışlarına ilişkin çoğu kez ayraç içinde yaptığı açıklama. Düzen açıklaması. Sahne düzeni.

Goal : Murat. Topun, kurallara uygun bir vuruşla bütünü ile kale direkleri ve kale çizgisi arasında kalan alandan geçmesi durumu. Hapishane. Sayı. Gol. Erek. Ayaktopu oyununda oyuncuların topu içine sokmaya çalıştıkları, 2,44 m. yükseklikte birbirine koşut iki dikey direk ile bunların üzerine bindirilmiş 7,32 m. uzunluğundaki yatay bir direkle sınırlanmış, arka ve yan yüzeyleri ağla kapatılmış oylum. Kale. İdeal.

 

Butts : Kafa atma. Maskara. Sap. Dip kısım. Tos. İzmarit. Nişan. Dipçik. Popo.

Function : Bir organ ya da bölgeye özgü olan doğal faaliyet. fonksiyon. Resmi ya da özel tören. Bir ekin öğesinin belli bir toplumsal düzenin uyumlu işleyişine yaptığı katkı. bir yapının gerçekleştirebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme olanağı veren eylem türü ya da türleri. İşlemek. Herhangi bir şeyin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev. Fonksiyon. Kimi niceliklerin değişimiyle bağıntılı olarak değişen niceliklere verilen genel ad. İşlev. Görev yapmak.

Orientation guidance : Öğrenciyi, başarılı uyum yapabilmesini kolaylaştırmak amacıyla, yönetmelik hükümleri, öğretim programı, eğitsel kol çalışmaları gibi okul yaşayışıyla yakından ilgili konularda bilinçlendirme süreci. öğrencilerin, ileride seçecekleri iş ve meslek alanları ile izleyecekleri üst öğrenim dallarını göz önünde tutarak okul çalışmalarına yön verme işi.

Directing synonyms : piping, directional, pointing, aim, controlling, inducement, orientations, animus, above the water, destination, goals, orientation, stage management, routing, husbandry, referrals, consummation, consummations, processing, pilotage, goaling, regime, bournes, cause, administration, regie, destinations, referral, collimation, guidances, sighting, direction, running.

Directing zıt anlamlı kelimeler, Directing kelime anlamı

Following : Yandaş türkümü. Belirtilen. Aşağıdaki. Takip eden. Ed.-den sonra. Maiyet. Sonrasında. Sözü edilen. Ertesi. Yandaşlar.