Crosspieces türkçesi Crosspieces nedir

  • Orta parçası.
  • Bir şeyin içinden yerleştirilen parça.
  • Kavrama.

İngilizce Crosspieces Türkçe anlamı, Crosspieces eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crosspieces ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Thwart : Yaptırmamak. Önüne geçmek. Engel olmak. Gölge etmek. Karşı çıkmak. Bozmak. Kösteklemek. Önlemek. Engellemek. Karşı gelmek.

Beam : Sinyal vermek. Gözleri parlamak. Yatay ağaç. Işımak. Yere düşey iki dikme arasında, yüksekliği ayarlanabilen dar dayanak yüzeyli tahtadan yapılmış denge ve asılma aracı. İşık ışınlarının oluşturduğu demet. Yüzü sevinçle parlamak. Gözlerinin içi gülmek. Kiriş. Demet.

Spoke : Portatif merdiven basamağı. Tekerlek parmaklığı. Parmak (tekerlek). At arabası tekerine dönmemesi için sokulan çomak. Tekerleğe çomak sokmak. Tekerlek parmağı. Jant teli. Parmak (teker). Seyyar merdiven ayağı. Fren düzeni.

Cinching : Elde bir. Çocuk oyuncağı. Kolay iş. At kolanı. Çantada keklik. Oyuncak. Kolayca takmak. Çok kolay şey. Sımsıkı sarmak.

Cinch : Eyer kolanı. Garanti. Kesin şey. At kolanı. Elde bir. Kolay iş. Oyuncak. Kolayca takmak. Sıkı tutma. Çocuk oyuncağı.

Round : Etrafında. Doldurmak. Etrafını dolaşmak. Yuvarlak. Yakında. Şişmanlamak. Hakkında. Çevresinde. Konusunda. Dönmek.

 

Apercu : Kısa özet. Bakış. Özet. Hulasa. Nazar.

Apprehensions : Düşünce. Algı. Korku. Anlama. Görüş. Zan. Anlayış. Kaygı. Vehim.

Apercus : Hulasa. Nazar. Kısa özet. Bakış. Özet.

Rundle : Merdiven basamağı.

Crosspieces synonyms : cross thwart, rung, traverse, clenching, center piece, transom, trave, stave, chucks, crossbar, clasp, binding piece, clutch coupling, apperception, cinches, clutch, apprehension, bracing, brace, crossbeam, cognation, chuck.