Thwart türkçesi Thwart nedir

Thwart ile ilgili cümleler

English: Phone robbery thwarted in unusual manner.
Turkish: Telefon soygunu olağanüstü bir biçimde engellendi.

Thwart ingilizcede ne demek, Thwart nerede nasıl kullanılır?

Thwart a plan : Bir plana engel olmak. Dikkatli bir şekilde organize edilmiş bir şeyi mahvetmek. Bir entrikayı altüst etmek. Bir planı yaptırmamak.

Thwart attack : Planlanmış bir savaşı mahvetmek. Saldırıyı veya taarruzu bozmak.

Thwarted : Bozmak. Yaptırmamak. Engel olmak. Engellenmiş. Karşı çıkılan. Önlenmiş. Önlemek.

Thwarted his plan : Planını bozan. Planına engel olan. Entrikasını mahveden.

Thwarted his scheme : Planlarını bozan. Birisine zarar vermek için o kişinin hazırladığı planını bozan. Komplosuna engel olan.

Thwarting a scheme : Birisine kötülük yapmak için bir planın gerçekleşmesine mani olma. Bir planı bozma veya mahvetme.

Thwarts : Engel teşkil etmek. Gölge etmek. Karşı çıkmak. Önlemek. Kösteklemek. Engel olmak. Karşı gelmek. Yaptırmamak. Engellemek. Bozmak.

Thwarting a plan : Bir planın gerçekleşmesini engelleme. Bir plana mani olma. Bir kimseyi incitmek için bir planı alt üst etme. Önceden planlanmış bir şeyi mahvetme veya bozma.

 

Athwartship : Alabandadan alabandaya.

Athwartships : Alabandadan alabandaya.

İngilizce Thwart Türkçe anlamı, Thwart eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Thwart ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Obviating : Yetmemek. Gereksiz kılmak. Gidermek. Çare bulmak. Bertaraf etmek. İzale etmek. Karşılamamak. Üstesinden gelmek. Halletmek.

Foil : Metal yaprak. Meç. Başarmasına engel olmak. Sır (ayna). Varak. Yaldız kağıdı. İtmek. İşini bozmak. Set çekmek.

Addle : Kokuşturmak. Bozulmak (yum.). Şaşırtmak. Çürük. Bozulmak. Çürütmek. Kafa karıştırmak. Kokmak (yum.). Kokmak.

Addling : Kokmak. Cılk. Kafa karıştırmak. Şaşırtmak. Bozulmak (yum.). Bozulmak. Kokuşturmak. Çürük. Çürütmek.

Avoided : Korunmak. Savuşturmak. İptal etmek. Sakınmak. Kaçınmak. Uzak durmak.

Circumvents : Yenmek. Çevresini sarmak. Atlatmak. Savmak. Üstün gelmek. Yana kaçmak. Alt etmek. Tekerine çomak sokmak.

Forestalling : Önceden yapmak. Stoklamak. Önce davranmak. Yol kesme. Önüne geçme. Pusu kurma. Engel olma. Gıda ürünlerinin bir pazardan toplanıp aynı pazara daha yüksek oranda satılması. Önleme. Zorla durdurma.

Affect : Dokunmak. Hoşlanmak. Değiştirmek. Duygulandırmak. Duyguları etkilemek. Tutmak. Poz yapmak. Taslamak. Yaşamak ( de).

Impedes : Ayak bağı olmak. Engel çıkarmak. Geciktirmek. Ket vurmak. Alıkoymak. Engel oluşturmak.

Spoil : Yağma malı. Şımartmak. Heba etmek. Yağma. Bozulmak. Mahvetmek. Ganimet. Kazanç. Memuriyet (seçim kazanılınca).

Thwart synonyms : crosspiece, cross thwart, queer, arrest, adulterating, bodycheck, counter to, inhibit, hamstrings, frustrate, be faced with, be dead against, clog, blanket, thwarts, precludes, inhibits, addles, addlings, forestall, cast a shadow, dory, cumber, balks, hamstring, head off, block, bridling, rowboat, adulterates, debarred, argue, baffle.

 

Thwart ingilizce tanımı, definition of Thwart

Thwart kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Athwart. Oblique. To move across or counter to. Athwart. Thwartly. Across. Transverse. To cross. Obliquely. Transversely. As, an arrow thwarts the air. A seat in an open boat reaching from one side to the other, or athwart the boat. Situated or placed across something else. To move or go in an oblique or crosswise manner.