Cubages türkçesi Cubages nedir

  • Küpleme.
  • Küpsel içerik.
  • Hacmini hesaplama.
  • Kübaj.
  • Hacim hesabı.
  • Hacim.

Cubages ingilizcede ne demek, Cubages nerede nasıl kullanılır?

Cubage : Küpleme. Küpsel içerik. Hacmini hesaplama. Hacim hesabı. Kübaj. Hacim.

Republic of cuba : Karaipler'de küba adası üzerinde bir ülke (florida'nın güneyinde). Küba. Küba cumhuriyeti.

Cuba : Küba. Alabama eyaletinde şehir. İllinois eyaletinde şehir. New mexico eyaletinde yerleşim yeri. Missouri eyaletinde şehir. Kansas eyaletinde şehir. New york eyaletinde yerleşim yeri.

Cubalaya hen : Cubalaya tavuğu. Küba’da geliştirilmiş, oldukça dayanıklı, üç çeşidi bulunan, süs amacıyla yetiştirilen tavuk ırkı.

Cuban : Küba purosu. Küba. Küba ile ilgili. Kübalı. Küba´ya özgü. Puro.

Cubans : Küba ile ilgili. Küba´ya özgü. Puro. Kübalı. Küba purosu. Küba.

Cuban cigar : Puro. Küba purosu.

Cuban peso : Küba pezosu.

Cubature : Küpleme. Hacmini hesaplama. Küpsel içerik.

Artificial incubation : Kuluçkaya yatırmak için uygun koşullarda yumurtaların suni olarak tutulması. Suni kuluçka.

İngilizce Cubages Türkçe anlamı, Cubages eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cubages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gauge : Ayarını hesaplamak. Ölçü aygıtı. Ayar. Ölçüp biçmek. Ölçmek. Tartmak. Yargılamak. Kıstas. Ölçme aleti. Basınç, çap, akım, alan gibi doğabilimsel niceliklerin ölçümünde ya da denetiminde kullanılan araç.

 

Gauges : Ölçme aleti. Ayar. Kapsam. Kıstas. Ölçü. Kriter. Kalibre.

Volume : Ses kuvveti. Kalım sesleri ince seslerden ayıran fizyolojik nitelik. Ses yükseltme. Cilt (kitap). Oylum. Ses yüksekliği. Yığın. Bir nesnenin uzayda tuttuğu üç-boyutlu yer. en, boy, yükseklik denilen üç-boyutun çarpımı. Alım.

Path : Çığır. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Yolak. Patika. Yaşam biçimi. Yol. İz. Meslek. Keçi yolu. Yörünge.

Way : Davranış tarzı. Taraf. Başarmak. Durum. Tarz. Usul. Kolcuğun veya anahtarın konumlarından her biri. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler. Huy. Yapılış şekli.

Bodies : Kuruluş. Ceset. Büyük kısım. Kütle. Birlik. Karoser. Vücut. Gövde. Cisim.

Capacity : Verim. Yetenek. Yeterlik. Bir yoğunlacın elektrik yığma ya da bir aracın elektrik alabilme yeteneği. Dirayet. İktidar. Akarsuyun taşıyabileceği ve sürükleyebileceği maddelerin miktarı. Akarsuyun taşıma gücü. Herhangi bir tiyatro alanı ya da salonunun alabileceği seyirci sayısını gösteren kavram. kapasite. Mevki.

Bulks : Kütle. Büyütmek. Cüsse. Şişirmek. Boy. Önemli olmak. Şişmek. Geniş vücut. Esas kısmı.

Cubing : Kendisiyle iki kere çarpmak. Küp durumuna getirme. Kübünü bulmak. Küp küp kesmek. Kaba yemlerin nakliye, depolama ve yemleme kolaylığını sağlamak, oksidatif ve mekanik kayıplarını azaltmak için kabaca doğranıp sıkıştırılarak 4-7 cm kenar uzunluğunda küp durumuna getirilmesi.

Cubages synonyms : way of life, cubature, bulk, vatting, excess fluid in the abdomen, body, volumes, cubage, capacities, bodying, dimension.