Cube türkçesi Cube nedir

Cube ile ilgili cümleler

English: Could you fill up the ice cube trays and put them in the freezer?
Turkish: Buz küpü tepsilerini doldurur musun ve derin dondurucuya koyar mısın?

English: Slotted spoons have a particular role in the traditional absinthe ritual. They are used to hold a sugar cube over a glass as one dissolves it into her drink with cold water.
Turkish: Oluklu kaşıklar geleneksel pelin ayininde belirli bir role sahiptir.Onlar bir adet küp şekeri soğuk suyla bardaklarının içine eritmek için küp şekeri bardağın üstünde tutmak için kullanılır.

English: Ali can solve a Rubik's Cube in less than 30 seconds.
Turkish: Ali 30 saniyeden daha az süre içinde Rubik küpünü çözebilir.

English: I like to put an ice cube into my coffee, because it's usually too hot.
Turkish: Kahveme bir küp buz koymak istiyorum, çünkü o genellikle çok sıcak.

English: The cube root of twenty-seven is three.
Turkish: Yirmi yedinin küp kökü üçtür.

Cube ingilizcede ne demek, Cube nerede nasıl kullanılır?

Cube cutting machine : Küp şeker kesme makinesi. Küp kesme makinesi.

Cube ice : Parça buz.

 

Cube root : Köküç. Küpkök. Küp kök.

Cube shaped : Küp şeklinde.

Cube sugar : Küp şeker. Kesme şeker. Küpşeker. Kesmeşeker.

Cubeb : Kebabiye. Hint biberi tohumu. Kübabe.

Cubebs : Kebabiye.

Cubelike : Küp gibi. Küp şeklinde. Küpe benzeyen.

Closed cube : Kapalı küp.

Body centred cube : Gövde merkezli küp.

İngilizce Cube Türkçe anlamı, Cube eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cube ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Complexes : Bileşik şey. Site. Kompleksler. Karışık şey. Kompleks.

Dices : Zar atmak.

Cubing : Kübaj. Hacim. Kaba yemlerin nakliye, depolama ve yemleme kolaylığını sağlamak, oksidatif ve mekanik kayıplarını azaltmak için kabaca doğranıp sıkıştırılarak 4-7 cm kenar uzunluğunda küp durumuna getirilmesi. Kübünü bulmak. Hacim hesabı. Küp durumuna getirme.

Quadrate : Karesel kare. Kare. Uydurmak. Kare yapmak. Kuadratum. Dört köşeli. Murabba. Dördül. Uymak.

Parquet stone : Parke taş.

Kerbed : Bordür (yol kenarındaki). Bordür taşları. Bordür. Yaya kaldırımının kenar taşı. Suluk. Kaldırım kenar taşı. Kaldırım kenarı. Kontrol. Kaldırımın kenar taşı.

Kerbstone : Bordur taşı. Kaldırımın yükseltilmiş kenarını oluşturan taş veya taşlar dizisi. Bordürün bir kısmını oluşturan kaldırım taşı. Bordür taşı. Kaldırım kenar taşı. Bordürtaşı.

Paving tile : Çini. Kaldırım tuğlası. Yer karosu. Taban çinisi.

Solid : Yekpare. Katı hal. Metanet. Dayanıklı. Som. Masif. Güvenilir. Sıkı. Aralıksız. Ağırlığa dayanıklı.

Cube synonyms : regular convex solid, ideal solid, regular hexahedron, platonic body, regular convex polyhedron, platonic solid, cobblestones, cubic, cubics, flagstones, paving stone, tesseract, setts, cubes, complex, regular polyhedron, goldbrick, cubical, cuber, flagstone, one piece work, cruse, cubers, cobblestone, kerb, blocs, block, bloc, curbstones, cobble, earthenware jar, the block, sett.

 

Cube zıt anlamlı kelimeler, Cube kelime anlamı

Divide : Kırışmak. Sınıflandırmak. Dağıtmak. Paylaştırmak. Bozuşmak. Ayrılmak. Kesmek. Bölünmek. Paylaşmak. Bölme.

Planar : Düzlemsel. Düzleme ait. Yüzeysel. Düzeysel.

Linear : Lineer. Birinci derece. Doğrusal. Çizgisel.

Cube ingilizce tanımı, definition of Cube

Cube kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To obtain the cube of. A regular solid body, with six equal square sides. To raise to the third power.