Culminant türkçesi Culminant nedir

  • En yüksek noktada.

Culminant ingilizcede ne demek, Culminant nerede nasıl kullanılır?

Culminate : En son noktaya erişmek. Doruğa çıkmak. Neticelenmek. Doruğa ulaşmak. Meridyen üzerinde bulunmak. En yüksek noktaya varmak. Doruğuna yükselmek. Zirveye yükselmek. Zirvesine ermek. Bitmek.

Culminated : Zirvesine ermek. Neticelenmek. Doruğa çıkmak. Zirveye yükselmek. Doruğa ulaşmak. En son noktaya erişmek. Bitmek. Meridyen üzerinde bulunmak. Sonuçlanmak. En yüksek noktaya varmak.

Culminates : Doruğa çıkmak. Doruğa ulaşmak. Meridyen üzerinde bulunmak. En son noktaya erişmek. En yüksek noktaya varmak. Doruğuna yükselmek. Zirvesine ermek. Zirveye yükselmek. Bitmek. Neticelenmek.

Culminating : Sonuçlanmak. Meridyen üzerinde bulunmak. Doruğa ulaşmak.

Culminating point : Doruk noktası.

Axial culmination : Eksensel doruk. Eksen yükselimi. Eksen yükselmesi. Bir kemer ekseninin yükselmiş olan kesimleri.

Culmination : Sonuçlanma. Sonuç. En son noktaya erişme. Zirve. Son. Bitiş. Doruk. En yüksek noktaya varma. Bir kemer yapısının en yüksek kesimi.

Lower culmination : Alt geçiş. Altgeçiş. Yıldızların öğlenden en az yükseklikli geçişi.

Culmiferous : Kömür tozu kapsayan.

Culminations : Meridyen üzerinde bulunma. Bitme. Sonuçlanma. Sonuç. Son. En yüksek noktaya varma. Bitiş. Zirve. En yüksek nokta. Doruk.

 

İngilizce Culminant Türkçe anlamı, Culminant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Culminant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Climax : Zirveye ulaşmak. En heyecanlı bölüm. Doruk nokta. Doruğa ulaştırmak. Bir oyunun geliminde ve gelişiminde kesin dönüm ya da değişim noktası. kişilerin ön planda olduğu oyunlarda baş oyun kişisinin, olayların önde olduğu oyunlarda ana olayın yönelişindeki kesin dönüm noktası. Giderek artmak. Bir oyunun geriliminde en üst, keskin nokta. Orgazma ulaşmak. Bir dramatik yapıtta, serimden sonra, olguların birbiriyle çatıştığı, çatallaştığı, içinden çıkılmaz gibi görünen tıkanıklıklar yarattığı, gerilimli noktalar. Doruğa ulaşmak.

Stop : Çekit. Hemze. Dolgu yapmak. Savmak. Kesilmek. Durdurma. Resim durdurma. Alıkoymak. Bilgisayar, gramer, basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tıkamak.

Cease : Kalmak. Bitmek. Kesilmek. Bitirmek. Vazgeçmek. Bırakmak. Dinmek. Sona ermek. Son vermek. Durdurmak.

Crown : Kaplamak. Doruğa ulaştırmak. Tepesini süslemek. Taç giymek. Zirveye taşımak. Kafasına vurmak. Taçlandırmak. Tamamlamak. Taç. Kafasını patlatmak.

Top : Üstünden geçmek (bir yerin). Üstünü kapamak. Baş. Geçmek. -den iyisini yapmak. Tepe. Alt etmek. Üst. Tavan.

End : Sonuca ulaşmak. Taraf. Bitirmek. Uç. İzmarit. Sona erdirmek. Kafa. Son bulmak. Bitim. Kalıntı.

Finish : Varış. Bitiş. Yıkmak. Atletizm, gitar alanlarında kullanılır. Mükemmelleştirmek. Sona ermek. Sonuçlandırmak. Noktalamak. Mahvetmek. Yürüyüşçü ya da koşucunun, gövdesinin herhangi bir kesimi ile varış çizgisini geçmesi.

 

Terminate : Bitirmek. Son vermek. Sona erdirmek. Sınır koymak. Sonlamak. Sonlandırmak. Sınırlamak. Bitmek. Sona ermek.

Culminant zıt anlamlı kelimeler, Culminant kelime anlamı

Begin : Start almak. Atılmak. Meydana gelmek. Adım atmak. Çığır açmak. Önayak olmak. Koyulmak. Vücut bulmak. Başlatmak. Başlamak.

Culminant ingilizce tanımı, definition of Culminant

Culminant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Being vertical, or at the highest point of altitude. Hence, predominant.