Curdle türkçesi Curdle nedir

Curdle ingilizcede ne demek, Curdle nerede nasıl kullanılır?

Curdle the blood : Çok korkutmak. Dehşete düşürmek. Kanını dondurmak. Kan pıhtısı. Kanı donmak.

Curdled : Sütü kesmek. Kesilmiş. Kaymak tutmuş. Kesilmek. Pıhtılaştırmak. Pıhtılaşmak.

Curdler : Kesmik. Lor. Teleme. Kaymak. Pıhtı. Kesilmiş süt.

Curdlers : Kesmik. Kesilmiş süt. Kaymak. Teleme. Pıhtı. Lor.

Curdles : Kesilmek. Sütü kesmek. Pıhtılaşmak. Peynirleşmek. (süt) kesilmek. Kaymak tutmak. Donmak. Süt kesilmek. Pıhtılaştırmak. Süt kesmek.

Curd cheese : Lor peyniri. Lor.

Bloodcurdlingly : Tüyler ürperterek. Dehşet verici bir şekilde. Kan dondurarak. Korkunç bir şekilde.

Knitted curd : Teleme. Peynir pıhtısının süzülmesi işleminden sonra elde edilen tuzlanmamış, olgunlaştırılmamış taze peynir.

Curding : Kesilmiş süt. Kesmik. Kaymak. Teleme. Pıhtı. Lor.

Curdling : Kaymak tutan. Pıhtı oluşumu. Bir sıvıda kısmi olarak katı parçalar oluşturma süreci. Pıhtılaşma. Süt yapma. Kazeinin peynir mayası veya başka asit etkinliği tarafından pıhtılaştırıldığı peynir üretimi aşaması.

İngilizce Curdle Türkçe anlamı, Curdle eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Curdle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Congealing : Donma. Katılaşmak. Dondurmak.

Thromboses : Tromboz. Pıhtı oluşturmak.

Caseate : Peynire dönüşmek.

Sour : Somurtmak. Surat asmak. Zehir olmak. Zehir etmek. Bozulmak. Hayatı zehir olmak. Ekşi. Huysuzlaşmak.

Clot : Aptal. Top top olmak. Şaban. Üzerinde toplanmak. Yapışmak. Ahmak.

Frosts : Kırağı tutmak. Şekerleme ile kaplamak. Ayaz. Buzlamak. Don. Kırağı çalmak. Soğuk davranmak. Keki şekerli bir karışımla kaplamak. (cam) buzlandırmak.

Cream : Çırpmak. Krem. Krem sürmek. Krema. Yormak. Tatmin olmak. Suyunu çıkarmak. Kaymağını almak. Sütün santrifüjden geçirildikten sonra, içinde % 20-50 oranında yağ bulunan kıvamlı kısmı. süt, yumurta ve şekerle hazırlanan ve pastacılıkta kullanılan katkı maddesi.

Go bad : Çürümek. Yolunda olmamak. Diş çürümek. Ekşimek. Kokuşmak. Yiyecek bozulmak. Kokmak. Kötü gitmek. Bozulmak. Yemek çürümek.

Clogs : Doldurmak. Tıkanmak. Kösteklemek. Tıkamak. Dolmak. Engellemek. Sıkıntı vermek. Takunyalar.

Curdle synonyms : curdles, creams, flocculate, clogged, spoil, concrete, sourest, clog, creamed, sourer, freeze, freeze up, become, curdled, becomes, sours, be interrupted, ceased, creaming, congeals, ceases, clots, congealed, frost, congeal, coagulates, be at a standstill, froze, concreted, thrombose, close down, concretes, clogging.

Curdle zıt anlamlı kelimeler, Curdle kelime anlamı

Homogenise : Sütte olduğu gibi yağ damlacıklarını bir emülsiyonda eşit şekilde dağıtmak (homogenize olarak da yazılır). Birleştirmek. Dövüp kıvamına getirmek. Bağdaşık hale getirmek. Birbirinden ayrı iki maddenin tekdüze getirilmiş biçimi. Homojenize. Aynılaştırmak. Homojeni eştirmek. Farklı elementleri harmanlamak.

 

Homogenize : Tektürelleme. İyice karıştırmak. İçinde yağ parçalan gibi çözünmeyen özdekleri bulunan bir sıvının, iyice karıştırılarak tektürel duruya getirilmesi işlemi. Bağdaşık hale getirmek. Homojenleştirmek. Dövüp kıvamına getirmek. Homojenize. Birbirinden ayrı iki maddenin tekdüze getirilmiş biçimi. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Curdle ingilizce tanımı, definition of Curdle

Curdle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cause to coagulate. To change into curd. To coagulate. As, rennet causes milk to curdle. To change into curd.