Congealing türkçesi Congealing nedir

Congealing ingilizcede ne demek, Congealing nerede nasıl kullanılır?

Noncongealing : Pıhtılaşmayan. Donmayan. Koyulaşmayan.

Congeal : Bir sıvıyı dondurmak. Pıhtılaşmak. Dondurmak. Katılaştırmak. Donmak. Dondurmak (bir katıyı). Buz kesilmek. Pıhtılaştırmak. Katılaşmak. Bir katıyı dondurmak.

Congealable : Katı veya sert olabilir. Pıhtılaşabilir. Donabilir.

Congealed : Pıhtılaştırmak. Donmak. Katılaşmak. Pıhtılaşmış. Dondurulmuş. Pıhtılaşmak. Dondurmak.

Congealed crust : Lav akıntısı yüzeyinde oluşan kabuk. Kabuklanma. Bir lav akıntısı ya da bir lav gölü yüzeyinin katılaşması.

Congealment : Donma. Pıhtılaşma. Dondurma. Pıhtılaştırma.

Congeals : Pıhtılaşmak. Dondurmak (bir katıyı). Pıhtılaştırmak. Katılaştırmak. Bir sıvıyı dondurmak. Donmak. Dondurmak. Katılaşmak. Bir katıyı dondurmak. Buz kesilmek.

Congeable : Meşru. Kanuni caiz. Kanunen izin verilmiş olan.

İngilizce Congealing Türkçe anlamı, Congealing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Congealing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cover : Sakınmalık. Kapatmak. Yetmek. Korumak. Örtmek. Almak. Maskelemek. İçermek. Üzerini kapatmak. Güvence.

 

Freeze up : Dondurucu soğuk. Buz ile kaplanmak. Şiddetli soğuk.

Disguise : Gizlemek. Saklamak. Değiştirmek. Görünüşünü değiştirmek. Kılığına bürünmek. Kıyafet değiştirmek. Kılık değiştirme. Gizlenmek. Kıyafetini ve şeklini değiştirmek. Kimliğini gizlemek.

Screening : Fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İnceleme. Gösterme. Sahneleme. Bürgüleme. Eleme. Bir deneylemede, ne zaman işe karışacağı bilinmeyen ya da işe karışması engellenemeyen değişkenlerin etkisini, benzer bir değişken aracılığıyla gidermeyi öngören denetim önlemi, bk. deneyin denetlenmesi. Bir film üzerindeki resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe yansıtılarak görüntülerin oluşturulması. bu yolla, filmin tümünün ya da bir bölümünün izlenmesinin sağlanması. bir sinemanın belli bir izlencesinin yer aldığı ve belirli bir saatten başlayıp yine belirli bir saatte sona eren çalışması. Gösterim. Blendaj.

Clog : Kösteklemek. Dolmak. Tıkanmak. Tıkamak. Terlik. Takunya. Nalın. Doldurmak. Köstek vurmak. Sıkıntı vermek.

Cover up : Gerçeği gizlemek. Örtbas etmek. Kapamak. İdare etmek. Ört bas etmek (hatasını). Kapatmak. Ortadan kaldırmak. Kılıfına uydurmak. Üzeri örtülmek. Örtmek.

Gelation : Katılaşma. Katılaştırma. Donma ile katılaşma. Jelasyon. Jelleşme. Pelteleşim. Pelteleştirme. Dondurma.

Activity : Faaliyet. Etkin olma durumu, bazı etkileri oluşturma yeteneği. ilaç veya zehirli maddelerin vücuda alındıktan sonra etkisini gösterme durumu, aktivite, ilaç molekülünün almaçları uyarma veya baskılama yeteneğinin bir ölçüsü. Hareket halinde olma. Eylem. İşlem. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Etki. İnsanın, çevresiyle arasındaki ilişkileri kuran, düzenleyen ve denetleyen eylemleri. Hareketlilik. Meşguliyet.

 

Thromboses : Tromboz. Pıhtı oluşturmak.

Clogs : Kösteklemek. Takunyalar. Sıkıntı vermek. Doldurmak. Tıkanmak. Tıkamak. Dolmak. Engellemek.

Congealing synonyms : glaciating, smoke screen, stealth, masking, hardening, curdle, curdless, mask, covering, stealing, congeals, froze, nip, deep freeze, harden, concreting, freezes, coagulate, freeze, concrete, clogging, gelate, smokescreen, frostbites, be hardened, congeal, chill, clots, curdled, gelidity, ice, hardens, curdles.

Congealing zıt anlamlı kelimeler, Congealing kelime anlamı

Inactivity : Etkisizlik. Avarelik. Durgunluk. Hareketsizlik. Tembellik. Üşengeçlik. Tesirsizlik.

Revealing : Açığa vurma. Kadın vücudunun genelde örtülü olan kısımlarını sergileyen (giysi vb). Belirli bir durumu açığa vuran. Belirli bir durumu belli eden. Açıklayıcı. Anlamlı. Gizlemeyen. Dekolte. Açık. Açığa çıkarma.