Gelation türkçesi Gelation nedir

Gelation ingilizcede ne demek, Gelation nerede nasıl kullanılır?

Congelation : Konjelasyon. Donmuş madde. Dondurma. Donma. Pıhtılaşma. Pıhtılaştırma.

Regelation : Çözülme ve donma. Tekrar pelte halini alma. Ergime-donma. Yeniden donma. Basınçla çözülen buzdan oluşmuş suyun yeniden donması.

Gelati : Dondurma (italyanca).

Gelatification : Pelteleşme. Pelteleştirme.

Gelatin : Hayvanların kemik, kıkırdak vb. dokularından veya bitkisel yosunlardan elde edilen saydam, renksiz, kokusuz bir madde. jelleştirici, kıvam artırıcı gıda katkı maddesi. ambalaj için kullanılan ince, parlak madde. Jelatinli patlayıcı. Jelatin. Kemik suyu peltesi. Açık sarı, suda çözünebilen ve hayvanlardan elde edilen pelte kıvamında, suda kaynatıldığı zaman çözünen, oda sıcaklığında katı duruma geçen bir protein. Tutkal.

Gelatines : Kemik suyu peltesi. Tutkal. Jelatin.

Gelatination : Pelteleşme. Jelatine dönüşme. Jelatinizasyon. Jelatine dönüştürme işlemi.

Gelatin hydrolisation test : Jelatin hidrolizasyonu testi. Mikroorganizmaların, jelatini hidrolize ederek jelatinaz enzimi üretme yeteneğini ölçmede kullanılan test.

Gelatine : Jelatin. Işıldakların önüne konulan, renkli, yanmaz jelatin süzgeç. Açık sarı, suda çözünebilen ve hayvanlardan elde edilebilen pelte kıvamında, suda kaynatıldığı zaman çözünen, oda sıcaklığında katı hale geçen bir protein. denatüre olmuş kollagen. Jelatinli patlayıcı. Kemik suyu peltesi. Jelatin süzgeç. Tutkal.

 

Gelatinate : Jelatine dönüştürmek.

İngilizce Gelation Türkçe anlamı, Gelation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gelation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Business relation : İş ilişkisi. Ticari bağlantılar. Bir şirket ve müşterileri arasındaki ilişki.

Position : Oyuncuların alanda yer alış durumu. Görev. Durmak (bir yerde). Durum. Rütbe. Hayvanlardan radyolojik görüntü alınırken belirli bir organ ve bacaklar için istenen duruş biçimi. vaziyet. Görüş. Makam. Vücudun, herhangi bir bölümü üzerinde, alıştırma için aldığı biçim. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, jimnastik, voleybol, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Component part : Mütemmim cüzü. Mütemmim cüz. Bütünleyici parça. Tamamlayıcı ya da bütünleştirici parça. Tamamlayıcı parça.

Concretion : Birleşme. Bütünleşme. Karst bölgelerinde, karbon dioksitli suların yüzeyde ya da mağaralar içinde türlü biçimler altında oluşturdukları kireçli tortulaşma. Dondurulmuş cisim. Kireçtaşı yumrusu. Yumru. Taş.

Connexion : Yakınlık. Dost. Akraba. Arkadaş. Aktarmalı taşıt. Dostluk. İlişki. Bağ. İlgilenme.

Coagulation : Topraklanma. Bir sıvının akıcı niteliğini kaybederek pelte kıvamında kitle durumuna dönüşmesi, koagülasyon. Genellikle bir pıhtılaştırma faaliyetini hızlandırıcı yardımıyla pelteleştirme işlemi. Koagülasyon. Kimyasal reaksiyonlarla sıvı halden, pelte veya katı durumuna geçme, kan pıhtılaşması. koagülasyon. Pissu içinde bulunan asılı maddelerin, kolay ayrılabilmeleri için kimyasal maddeler yardımıyla pıhtı haline getirilmesi. Topaklaşma. Bir sıvının kimyasal faktörlerle akıcı özelliğini kaybederek katılaşması. kan pulcuklarının kümelenerek pıhtı oluşturması. fibrinojen fibrine dönüşerek bir ağ oluşturur. bu ağ kan pulcuklarına bağlı fibrin lifleri ve ağın içine toplanmış hücresel elemanlardan oluşur. proteinlerin ısı, kuvvetli asit, alkali vb. maddelerin etkisiyle erimeden çökmesi, koagülasyon. Pıhtılaştırma.

 

Temporal relation : Geçici ilişki.

Ossifications : Sertleştirme. Kemikleştirme. Kemikleşme. Osifikasyon. Taşlaşma.

Gelatification : Pelteleşme.

Freezes : Don. Dondurulma.

Gelation synonyms : linguistic relation, human relationship, family relationship, logical relation, mathematical relation, abstract entity, quantitative relation, unconnectedness, spatial relation, connectedness, fattening, gelidity, component, ossification, frostbite, cold storage, comparison, ice, function, causality, sundaes, congealment, sundae, freeze, opposition, interrelationship, consolidation, reciprocality, congealing, social relation, ownership, jelling, curing.

Gelation zıt anlamlı kelimeler, Gelation kelime anlamı

Connectedness : Bağlanmışlık. Bağlanabilirlik. Bağlanabilme. Bağlantılılık. Bağlı olma durumu.

Depression : Alçak basınç alanı. Ekonominin tam çalışma düzeyi altında dengede bulunuşu, (işsizlik, eder düşüklükleri, yapım öğelerinin ulusal gelirden aldığı payların azalması gibi sakıncalar doğurur). Daralma. Ilıman enlemlerde görülen alçak basınçlı hava döngüsü. Depresyon. Değerini düşürme. Ekonomik daralma. Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması gibi nedenlerle oluşan tecimsel sıkıntı. İktisadi dalgalanmanın daralma aşamasında büyüme oranında meydana gelen sürekli ve alışılmamış düzeyde düşüşle birlikte yüksek işsizlik oranlarının yaşandığı iktisadi bunalım durumu. krş. patlama. Sensomotorik duyarlılığın azalmasının en hafif biçimi, ruhsal veya bedensel düşkünlük durumu, genel davranışların hafif derecede azalması, sensomotorik duyarlılığın azalması.

Gelation antonyms : unconnectedness, low spirits.

Gelation ingilizce tanımı, definition of Gelation

Gelation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A cooling and solidifying. The process of becoming solid by cooling.