Gelatin türkçesi Gelatin nedir

  • Jelatin.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Tutkal.
  • Jelatinli patlayıcı.
  • Hayvanların kemik, kıkırdak vb. dokularından veya bitkisel yosunlardan elde edilen saydam, renksiz, kokusuz bir madde. jelleştirici, kıvam artırıcı gıda katkı maddesi. ambalaj için kullanılan ince, parlak madde.
  • Kemik suyu peltesi.
  • Açık sarı, suda çözünebilen ve hayvanlardan elde edilen pelte kıvamında, suda kaynatıldığı zaman çözünen, oda sıcaklığında katı duruma geçen bir protein.

Gelatin ingilizcede ne demek, Gelatin nerede nasıl kullanılır?

Gelatin by products : Ham proteini en az % 85 olan, en çok % 25 diyatome toprağı içeren kümes kanatlıları yemleri için üretilen ve bu amaçla toplam rasyona % 5'den fazla katılmaması gereken kuru bir kalıntı. Jelatin yan ürünleri.

Gelatin dessert : Jöleli pasta.

Gelatin dynamite : Dinamit lokumu.

Gelatin hydrolisation test : Mikroorganizmaların, jelatini hidrolize ederek jelatinaz enzimi üretme yeteneğini ölçmede kullanılan test. Jelatin hidrolizasyonu testi.

Gelatin sponge : Jelatinden yapılan, sünger görünümünde, steril olarak hazırlanmış, 3, 7 ve 10 mm kalınlığında düz veya pileli yaprak veya toz biçiminde bulunan emilebilir bir yerel hemostatik ilaç. Jelatin süngeri. Jelatin sünger.

Gelatination : Pelteleşme. Jelatine dönüştürme işlemi. Jelatinizasyon. Jelatine dönüşme.

 

Gelatine : Jelatin. Jelatin süzgeç. Jelatinli patlayıcı. Tutkal. Kemik suyu peltesi. Açık sarı, suda çözünebilen ve hayvanlardan elde edilebilen pelte kıvamında, suda kaynatıldığı zaman çözünen, oda sıcaklığında katı hale geçen bir protein. denatüre olmuş kollagen. Işıldakların önüne konulan, renkli, yanmaz jelatin süzgeç.

Gelatinizated corn flour : Mısır endospermini jelatinleştirilip ince un durumunda öğütülmesiyle elde edilen, % 1'den fazla ham selüloz içermeyen bir ürün. Jelatinleştirilmiş mısır unu.

Gelatinise : Jelatine dönüştürmek. Jelatine çevirmek. Jelatinli yapmak. Jelatine dönüşmek. Jelatinle kaplamak. Jelatin gibi olmak. Jelatinleşmek. Pıhtılaşmak. Katılaştırmak (ayrıca gelatinize). Jelatinlemek.

Gelatines : Tutkal. Jelatin. Kemik suyu peltesi.

İngilizce Gelatin Türkçe anlamı, Gelatin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gelatin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Membrane : Membran. Bir yüzeyi örten, bir boşluğun iç yüzünü döşeyen veya iki oluşum arasında bölme oluşturan ince doku tabakası, cidar, çeper, membran. Hücre zarı. bir dokuyu saran ince tabaka. dokunun çeşitli tabakalarını ayıran kat. hücre içi organelleri saran kılıf. membran. Perde. Zar. Film. Gışa. Kaplama. Geçirimsiz ya da yarıgeçirgen duvar, ayırma perdesi. Çeper.

Jelly : Jöle (reçel veya marmelata benzeyen). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Jöle olmak. Pelte. Işığın yayınımını sağlamak amacıyla ışık kaynağının önüne konan, ışığı yumuşatmakta kullanılan çeşitli yapıda yüzeyler. Pelteleşmek. Jöle. Marmelat. Pelteleştirmek.

 

Glue : Zamklamak. Yelim. Tutkallamak. Yapıştırmak. Zamk. Yapışmak. Tutkal ile birbirine yapıştırmak. Tutkal sürmek. Dikkatini vermek.

Gelatine : Jelatin süzgeç. Işıldakların önüne konulan, renkli, yanmaz jelatin süzgeç. Açık sarı, suda çözünebilen ve hayvanlardan elde edilebilen pelte kıvamında, suda kaynatıldığı zaman çözünen, oda sıcaklığında katı hale geçen bir protein. denatüre olmuş kollagen.

Treat : Otamak. Davranmak. İşlemek (konuyu). Ismarlama. Muamele etmek. Yeniden düzenlemek. İkram. Tedavi etmek. Kullanılır duruma getirmek.

Gel : Jelleşmek. Koloitleşmek. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Jöle haline gelmek. Jel. Koloit. Kolloit sıvıların ya da sollerin pıhtılaşması ile oluşan pelte koyuluğunda madde. Jöle. Bkz.jell. Kolloit sıvıların veya sollerin pıhtılaşmasıyla oluşan pelte kıvamında madde, kolloidal jel, pelte.

Abattoir : Kesimevi. Salhane. Mezbaha. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

Abaxial : Abaksiyal. Eksendışı. Eksenden uzak. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında. Eksen dışı.

Agglutinant : Birbirine yapışan. Yapıştıran. Yapışkan madde. Yapıştırıcı. Yapışkan. Aglutinin. Aglutinant.

Gelatin synonyms : calf's foot jelly, gelatins, a clay, abdominal palpation, wood glue, abdomen, aspic, abdominal pain, gelatines, abamectin, epoxy, delicacy, abdominal distention, abdominal ovariectomy, a band, goody, aspics, a dna, kickshaw, dainty, tackier, a crochordon, cement, a amplitude mod, gelatin dessert, tacky, seccotine, tackiest, a c syndrom, abdominal fat necrosis, adhesives, a c deformity.

Gelatin ingilizce tanımı, definition of Gelatin

Gelatin kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Animal jelly. Glutinous material obtained from animal tissues by prolonged boiling. Specifically (Physiol. Chem.), a nitrogeneous colloid, not existing as such in the animal body, but formed by the hydrating action of boiling water on the collagen of various kinds of connective tissue (as tendons, bones, ligaments, etc.). Its distinguishing character is that of dissolving in hot water, and forming a jelly on cooling. It is an important ingredient of calf`s- foot jelly, isinglass, glue, etc. It is used as food, but its nutritious qualities are of a low order.