Curlycue türkçesi Curlycue nedir

  • Süslü kıvrım.
  • Kıvrımlı çizgi.

Curlycue ingilizcede ne demek, Curlycue nerede nasıl kullanılır?

Curlycues : Kıvrımlı çizgi. Süslü kıvrım.

Curly bracket : Süslü ayraç.

Curly fleeced sheep : Kıvırcık.

Curly hair : Kıvırcık saç.

Curly haired : Kıvırcık saçlı.

American curl cat : Amerikan kıvrık kedisi. Abd’nin kaliforniya eyaletinden köken alan, en belirgin özelliği kulaklarının kıvrıklığı olan, kulakları uzun ve geriye doğru kıvrık, kedi ırkları arasında en duyarlı kulaklara sahip, kuyruğu geniş ve üzerinde birbirleriyle orantılı çizgiler bulunan, patileri yuvarlak, tüyleri dokunulduğunda ipeksi bir his uyandıran ve çok uzun olmayan, derisi sarkık, asil ve mantıklı, mükemmel sezgilere ve akılcı bir duyarlılığa sahip, uzun tüylü kedi ırkı.

Curly top : Cingelek baş hastalığı. Kıvırcık baş hastalığı.

Curl up : Bükülmek. Kıvırmak. Kıvrılmak. Bükmek.

Becoming curly : Dalgalı olma. Kıvrımlı hale gelme. Bukleli olma.

Curly head : Kıvırcık.

İngilizce Curlycue Türkçe anlamı, Curlycue eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Curlycue ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Calyx : Çiçekli bitkilerde çanak yaprakların hepsine birden verilen ad. Bir tomurcuk üzerindeki yaprakların koruyucu dış katmanı (botanik terimi). Çanak. Zarf. Böbreklerin çanak şeklindeki parçası (tıp veya medikal terimi). Mercanlarda, kalsiyum karbonat yapıda olan, kase biçimindeki dış iskelet. Kese, fincan, çanak, kupa. çok papillalı böbreklerde idrarın toplanıp pelvis renalise geçtiği kese biçimindeki oluşum. Kaliks çiçek. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kadeh.

 

Line : Kırıştırmak. Sıra. Oyun alanını bölen, sınırlayan, belirleyen boyadan şerit. Çizmek. Astar kaplamak. Doldurmak. Çizgi çizmek. Oyun alanının sınırlarını belirten boyalı şerit. Bir sokaktaki yapıların, birbirine bakarak içerde ve dışarda yerleşmelerini önlemek, sokağa koşut ve sokaktan eşit uzaklıkta yer almalarını sağlamak üzere, önyüz çizgilerinin çakışması ya da koşut gitmesi istenen varsayımsal çizgi. Sahne yukarısındaki palangalar yoluyla sarkıtılıp çekilebilen, genellikle çelikten yapılmış halat.

Roll : Haddeden geçirmek. Kullanmak. Vurgulayarak telaffuz etmek. Bir tüzel kişiliğin, denetim veya yönlendirme işlerini gerçekleştiren kişi veya kişiler. bir tüzel kişilikte çalışanların yüklendiği yetki ve sorumlulukları sayı, nitelik ve aşamalarıyla gösteren çizelge. Yalpa yapmak. Sallana sallana gitmek. Yuvarlamak. Yuvarlanmak. Vücudun, yerde ya da bir araçta, enine ekseni çevresinde yumularak öne-arkaya yuvarlanması. Salınmak.

Whorl : Halka. Helezonlu şekil. Sarmal şekil. Halka dizilişli yapraklar. Parmak izindeki kabarıklık. Helezoni çizgi. Helezonun bir kıvrımı. Ağırşak. Halka biçiminde diziliş. Sarmal çizgi.

Ringlet : Lüle (saç için). Ufak halka. Saç lülesi. Halkacık. Pürçek. Bukle. Lüle.

 

Gyre : Burkma. Daire. Girdap. Fırıl fırıl dönme. Devir sayısı. Dönme. Hızla çevrilme. Dönmek. Dönüş. Girdap merkezi.

Squiggle : Kıvrılmak. Çiziktirmek. Kıvırtmak. Karalamak. Döndürmek. Kargacık burgacık yazmak. Kısa ve eğri çizgi. Kısa ve dalgalı çizgiler çizmek. Kısa ve eğri çizgiler çizmek. Çevirmek.

Curl : Bir a yönleci için (...)x a işlemi ile tanımlanan, uzay yerlemlerine göre türevsel yönleç. Bükmek. Ondüle yapmak. Bükülmek. Kıvırcık olmak. Bukle. Kıvır kıvır yapmak. Bukle yapmak. Dolanıl. Kıvrılmak.

Scroll : Uzun ve kıvrımlı kağıt belge. Kaydırmak. Tomar. Taslak. Nöbet cetveli. Tarife. Üzeri yazılı papirüs, paşömen ya da kağıtların, genellikle bir sopaya sarılmasından oluşan kitap. Liste. Süslü yazı.

Curlycue synonyms : round shape, curlycues, curlicue, curlicues, coil, verticil, corolla, torsade.

Curlycue ingilizce tanımı, definition of Curlycue

Curlycue kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A frolicsome caper. Some thing curled or spiral,, as a flourish made with a pen on paper, or with skates on the ice. A trick.