Custom made türkçesi Custom made nedir

  • Ismarlama ürün.
  • Alıcının özel istek ve siparişleri doğrultusunda üretilmiş ürün.
  • Sipariş üzerine yapılmış.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Ismarlama.

Custom made ile ilgili cümleler

English: It's all custom made.
Turkish: Hepsi sipariş üzerine yapıldı.

English: Have you ever had anything custom made?
Turkish: Hiç sipariş üzerine yapılmış bir şey yedin mi?

Custom made ingilizcede ne demek, Custom made nerede nasıl kullanılır?

Custom : Örf. Gümrüğünü ödemek. Görenek. Sahibinin istekleri doğrultusunda özel olarak üretilen çalgı aleti. Töre. Alışkı. Ismarlama. Müşteri. Adet. Özel.

Made : -den. Üretilmiş. Tamamen uygun. -den yapılmış. Mamul. Yapma. Yapılı. Başarıdan emin. Tam uyan. Yapmak (make) eyleminin ikinci hali.

Custom made command : İsteğe uyarlanmış komut.

Custom made suit : Özel dikim bir takım.

Custom access rights : Özel erişim hakları.

Custom autofilter : Özel otomatik süzme.

İngilizce Custom made Türkçe anlamı, Custom made eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Custom made ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

Ordering : Düzenleme. Sıralama. Sipariş etme. Sipariş verme. Hükmetme. Buyurma. Satın almak için resmi talepte bulunma. Sipariş. Düzenleşim.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Placements : Para yatırma. Sıralama. Yerleştirme. Koyma. Sipariş verme. Yerine koyma. Yatırma (para). Atama. Bankanın kredi vermesi.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Placement : Koyma. Atama. Sipariş verme. Yerine koyma. Yerleştirme. Yatırım. Yatırma (para). Bankanın kredi vermesi. Getirim.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

 

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Custom made synonyms : customised, ability rent, abnormal budget receipts, sending out, custom, order, made to order, commissions, orderings, customized, ability to pay principle, abnormal budget expenditures, ability to pay approach, bespoke, a shift in individual demand, a shift in supply, ordered, abolition of forced labour convention, a type mutual funds, commission, made to measure, custom built.