Customer service türkçesi Customer service nedir

  • Müşteri hizmeti.
  • Müşteri destek hizmetleri.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Müşteri hizmetleri.
  • Müşteri servisi.
  • Yönetici.
  • Sattığı mal ve hizmetlerin satışı ve sonrasında satıcının sağladığı hizmetler bütünü.
  • Şirketlerin müşterilerine yardımcı olmak ve sorunlarına çözüm getirmek için verdikleri hizmet.

Customer service ile ilgili cümleler

English: If you would like to speak to a customer service representative, please press three.
Turkish: Müşteri hizmetleri temsilcisiyle konuşmak istiyorsanız lütfen üçe basın.

English: I had to wait 20 minutes on the phone before reaching the customer service rep.
Turkish: Ben müşteri hizmetleri temsilcisine ulaşmadan önce telefonda 20 dakika beklemek zorunda kaldım.

English: Why don't you call customer service?
Turkish: Neden müşteri hizmetlerini aramıyorsun?

English: We are currently looking for individuals who have experience in customer service.
Turkish: Bugünlerde, müşteri hizmetlerinde deneyimi olan kişiler arıyoruz.

Customer service ingilizcede ne demek, Customer service nerede nasıl kullanılır?

Customer : Müşteri. Alıcı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Mal alıcısı. Bir malı, bir özdeği parasını ödeyerek ya da borçlanarak sataktan alan kişi. belirli işlerini sürekli olarak aynı yer ya da kişiden sağlayanlar (kişilerle bankalar, doktorlar, avukatlar arasındaki ilişkiler) gibi. Sipariş veren. Tip. Mal veya hizmetler için ödeme yapan kişi. Herif.

 

Service : Aşmak (erkek hayvan). Başlama atışı. Oyuna, yeni bir döneme ve ölü toptan sonra yeniden oyuna başlamak için yapılan atış. Müşteriye bakmak. Bakımını yapmak. Hizmet etmek. Servis sağlamak. Bakim yapmak. Çiftleştirmek (kısrak). Hizmet vermek.

Customer acceptance : Müşteri kabulü.

Customer capital : Müşteri memnuniyeti ve bağlılığı, firma imajı, marka değeri gibi işletmenin görünmeyen varlıklarından oluşan bir fikri sermaye türü. krş. beşeri sermaye, yapısal sermaye. Müşteri sermayesi.

Customer country : Alıcı ülke.

Customer engineer : Teknik uzman.

İngilizce Customer service Türkçe anlamı, Customer service eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Customer service ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Administrant : Müdür. İdareci.

Business manager : Amir. İşletme yöneticisi. Müdür. Tiyatro işlerinin yürütülmesini denetleyen kimse. İşletmeci. İşletme müdürü. Tiyatro yönetmeni.

 

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Archon : Hükümdar. Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı (yunanistan). Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı. Arhont. Eski yunanistan'da en yüksek dokuz devlet görevlisinden her biri.

Bosses : Şişlik. Kabartma. Patron. İşveren.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Administrator : İdare amiri. İdareci. Yönetmen. Mütevelli. Vekil. Uygulayıcı. Vasi. Müdür.

Customer service synonyms : a pass through certificate, archons, acting manager, a change in individual demand, abolition of forced labour convention, abnormal budget expenditures, business leader, administratrices, a shift in individual demand, administrative director, admins, admin, ability to pay approach, boss, administrative, a shift in supply, abnormal budget, abnormal budget receipts, a shift in demand, a type mutual funds, administrators, administrants.