Cutaways türkçesi Cutaways nedir

Cutaways ingilizcede ne demek, Cutaways nerede nasıl kullanılır?

Cutaway model : Ceket modeli.

Cutaway view : Kesit görünüş. Kesit görünüşü.

Double cutaway : Çift kesikli. Sap ile birleştiği kısmının hem alt hem de üst tarafında kesik bulunan gitar gövdesi ve bu tür gövdeye sahip gitar.

Cutaway : Üst perdelere daha rahat ulaşılabilmesi için gövde ile sapın birleştiği kısmın altına açılan oyuk. Kesik. Ceket. Kesikli. Bonjur. Kesiğe sahip gitar gövdesi ve bu tür gövdeye sahip gitar. Oyuk. Caketatay.

Cutaneous : Deri. Deriye ait. Kütane. Kütanöz. Deriyle ilgili. Derisel. Cildi. Kutanöz. Deri (ile ilgili). Cilt.

Cutaneously : Deri yolu ile. Cilt aracılığı ile. Deri yoluyla.

Cutaneous antrax : Kutanöz şarbon. Deri şarbonu.

Cutaneous tuberculosis : Deri tüberkülozu. Kutanöz tüberkülöz.

Cutaneous eruption : Kutan erupsiyon. İsilik. Egzama. Deri erüpsiyonu.

Cutaneous absorption : Deriden emilim.

İngilizce Cutaways Türkçe anlamı, Cutaways eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cutaways ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Antrum : Boşluk (vücut). Antrum (anatomi terimi). Antrum. Kemikiçi oyuğu. Boşluk, oyuk, mağara.

Cavern : Boşluk. Geniş yeraltı açıklığı. Mağara. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. İn. Büyük mağara. Büyük ve derin mağara. Kayalık yamaçlardaki veya kaya diplerindeki kovuklar. Kavern.

 

Cardigans : Hırka. Örgü ceket. Yün ceket. Galler'de yerleşim yeri. İsveçli ünlü bir rock and roll müzik grubu. Örme yün ceket.

Coat : Kaplama. Post. Mont. Birçok sestod da, embriyonik blastomerlerden köken alan dış zarın katkıda bulunduğu yumurta kabuğu. yumurtayı dış etkilere karşı koruyan ve büyük çoğunluğu kalsiyum karbonattan oluşan ve yumurtaya şeklini veren kısmı. Kat. Film tabanı üzerine sürülen çeşitli duyar özdek ya da koruyucu özdekten oluşan astar. Yumurta kabuğu. Kürk. Sarmak. Kaban.

Canallers : İçinden sinir geçen yol. İçinden damar geçen yol. İçinden sıvı geçen yol. Ocak oluğu. Kanal. Suyolu. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. Ark. Yapay suyolu.

Jackets : Kitabın kağıt kabı. Kap. Kitap kabı. Kabuk.

Alcove : Köşe. Kayalar arasında nehir çukuru. Yüklük. Küçük bölüm. Hücre gibi ve kapısız ufak oda. Cumba. Kameriye. Yataklık. Niş (duvarda bulunan).

Cardigan : Örgü ceket. Örme yün ceket. Yün ceket. Galler'de yerleşim yeri. Hırka.

Cavity : Kavitas. Akımmıknatıssal dalgalarla belirli sıklıkta çınlanıma giren uygun boyutlu boş oylum. İçi boş oyuk. Çürük. Kovuk. Çukur. İçi parlatılmış, değişmez sıcaklıkta kalabilen bir küre ve çok küçük bir delik. bu delikten içeri gönderilen ışık içerde sonsuz sayıda yansır; böylece ışık tüm soğurulmuş olur. bu da kara cisim koşulunu sağlar. Kavite. Fizik, uzay, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Concaves : Iraksak. İçbükey yüzey. Konkav. Konkav. İçbükey. İçe bombeli. Obruk. Çukur.

Cutaways synonyms : canaller, canaling, cavitations, dust jacket, tunic, jacket, cutaway, undercut, canal, caverning, sack coat, jupe, cavitation, cut, tunics, dust cover, alcoves, billy goat, caverns, roundabout, concave, cavities.