Cürü nedir, Cürü ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Özleşmemiş koyulaşmamış sulu (yemeklik hakkında).

Cürü anlamı, kısaca tanımı

Cürük : Kuş yavrusu. Çok koşan at. Yerelması

Cürümek : Yürümek.

Cürümsüz : Hastalıklı, arık.

Cürün : Taş veya tahtadan yapılmış oluk, kurna. Büyü. Hamam kurnası. [Bakınız: curun].

Cürüm : Suç. Yanlışlık, kusur ya da hata.

Meşhut cürümler mahkemesi : Suçüstü mahkemesi.

Sulu yemek : Tencerede ve kendi suyu içerisinde pişirilen yemek türü, tencere yemeği.

Koyulaşma : Koyulaşmak işi.

Hakkında : İlgili olarak, üzerine.

Yemeklik : Yemek yapmakta kullanılan. Yemek için ayrılan. Yiyecek şey, yiyecek maddesi.

Yemekli : Yemek de yenilen. Yemek de verilen.

Özleşme : Özleşmek işi, arılaşma. Ağacın çoğunlukla öze yakın bölümlerinin artık öz su iletmemesi ve bunun sonucunda kuruyup sertleşmesi olayı.

Hakkı : Doğrulukla, hakla ve adaletle ilgili.

Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

 

Hakk : Hak. Hak, hisse.

Yeme : Yemek işi. Yiyecek.

Koyu : Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı. Yazı karakterinin daha belirgin olarak yazılmış biçimi. Rengi açık olmayan, daha belirgin, açık karşıtı. Derin, hararetli. Aşırı (davranış, düşünce vb.).

Sulu : Suyu olan, içinde su bulunan, koyu karşıtı. İçine su katılmış, sulandırılmış olan. Suyu çok olan. Yersiz şakalar yapan, söz ve davranışları ile çevresini tedirgin eden veya gereksiz iltifatlarda bulunan (kimse).

Diğer dillerde Cümlenin ögeleri anlamı nedir?

İngilizce'de Cümlenin ögeleri ne demek ? : parts of sentence