Düğdülemek nedir, Düğdülemek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çivi çakmak.

Gagalamak.

Düğdülemek kısaca anlamı, tanımı

Düğdü : Balta, kazma, keser ve benzerleri aygıtların çivi, kazık çakmaya yarayan kısmı. Ağzı körlenmiş balta, keser, bıçak. Kuş gagası. Ufak ve tek tepe. Tepelerin en yüksek yeri. Yumru. Çekiç ve keser gibi âletlerin bir şeyi döğmeye ve ezmeye yarayan tarafı, düz ve yuvarlak kısmı

Gagalamak : Kuş, gagasıyla yemi toplamak. Azarlamak, hırpalamak. Kuş, gaga ile vurup ısırmak.

Gagalama : Gagalamak işi.

Gagala : Ortası oyuk tandır ekmeği, bazlama. Dolu: Öyle gagala yağdı ki, yerler bembeyaz. Tandır ya da fırında pişirilen ufak ekmek. Dolu, yuvarlak. Ortası boş yuvarlak tandır ekmeği. (Susuz Kars).

Çakmak : Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.

 

Gagal : Yeşil kabuğundan çıkarılmış ceviz. Göz bebeği: Gözümün gagalısın. Erkeklik organı.

Çakma : Çakmak işi. Taklit olan, sahte. Vurulup çakılarak yapılmış kuyumcu işi. Deri hastalığı, yara, çıban. Bu işte kullanılan kuyumcu kalıbı.

Gaga : Genellikle kuşlarda ağzın bir uzantısı durumunda olan, biçim ve büyüklüğü değişik, boynuz yapısında, katı ve çıkıntılı organ. Ağız.

Çivi : İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal veya ağaçtan yapılmış ufak çubuk, mıh. Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum.

Diğer dillerde Düdük düğmesi anlamı nedir?

İngilizce'de Düdük düğmesi ne demek ? : horn button