Düzegi nedir, Düzegi ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yüksek dağların tepelerindeki düzlükler.

Düzegi anlamı, tanımı

Düze : Doz

Yüksek dağlar : Eksenucu dolayları dışında kalan bölgelerde, sürekli kar sınırını aşan, buzul taşıyan ve daha alçak kesimlerinde dördüncü çağ buzullaşmasının izlerini taşıyan dağlar.

Tepeler : Ardahan ilinde, Yalnızçam bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

Düzlük : Düz olma durumu. Geniş, düz yer. Deniz yüzeyine göre değişik yüksekliklerde olan az eğimli yer.

Tepel : Biçilen ot ya da ekin bağlamı. Alnında ak leke olan (inek, öküz ve benzerleri hayvanlar): Bizim tepeli bulamıyorum. Ot yığını. Bir şeyin en üstteki kısmı. Küçük dağ.

Tepe : Bir şeyin en üstteki bölümü. Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü. İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası. Yüksekliği genel olarak birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi. Birinin yanı başı, baş ucu. Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri. Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası. Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri.

 

Diğer dillerde Düzeç eğrisi anlamı nedir?

İngilizce'de Düzeç eğrisi ne demek ? : levelling curve