Dığılcık nedir, Dığılcık ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Küçük dolu.

Dığılcık anlamı, kısaca tanımı

Dığı : Cüce. Kuzu, oğlak

Dığıl : Her şeyin ufağı, küçüğü. Elma, domates gibi şeylerin küçüğü. Tane: Çocuğu sevindiren bir dığıl şekerdir. Pişmiş mısır tanesi, darı. Koyun, keçi, tavşan gibi hayvanların yuvarlak, katı pisliği. Küçük tane halindeki yünler: Bu yatağın yünü de tamamen dığılmış. Sık örülmüş şey. Kıvrım.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.

Dolu : Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü. Çok olan (iş, uğraş, olay vb.). İçi boş olmayan, dolmuş, meşbu, pür, boş karşıtı. İçki doldurulmuş bardak. Boş yeri olmayan, her yeri tutulmuş olan. Boş vakti olmayan, meşgul. İçinde atılacak mermisi bulunan (top, tüfek vb. ateşli silahlar). Tornacılıkta delik açılmamış (gereç). Bir yerde sayıca çok. Bir duygunun güçlü etkisinde olan.

Diğer dillerde Dıc anlamı nedir?

İngilizce'de Dıc ne demek ? : disseminated intravascular coagulation