Dırnak nedir, Dırnak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Güzel, düzgün, şık giyim.
Tırnak.
Teknik terim anlamı:
Taban tahtalarının dayandığı duvar çıkıntısı. (Dişkaya Eşme Uşak).
Tırnak.
Dırnak tanımı, anlamı
Dırnak kadar : Çok az: Dırnak kadar ekmek verdi
Dırnak yarası : Tırnaklarda kına ile yapılan bir çeşit süs.
Dırnaklı : Bir çeşit pide. Bir halı tipi. (Yalvaç Isparta).
Dırnaksız : Soyguncu, dalavereci, düzmeci.
Yarık dırnaklı : Çatal tırnaklı.
Tahtalar : Ankara ilinde, Çeltikçi bucağına bağlı bir bölge.
Çıkıntı : Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur.
Düzgün : Doğru ve pürüzsüz, muntazam. Fondöten. İyi. Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim). Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam.
Tırnak : İnsanda ve birçok omurgalı hayvanda parmak uçlarının dış bölümünü örten boynuzsu tabaka. Ciltçilikte tek yaprakları büküp cildi birleştirebilmek için bir yanında bırakılan şerit durumundaki kenar. Tırnak işareti. Kanca gibi araçların kıvrık yeri. Heykel dökümünde, kalıp parçalarının birleştirilmesinde kolaylık sağlamak amacı ile yapılmış olan dişlerin her biri. Kanun çalmakta kullanılan mızrap. Tenekecilerin delik açmak için kullandığı alet, keski. Gemi demirinin ucundaki yassı parça.
Güzel : Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı. Güzellik kraliçesi. Görgü kurallarına uygun olan. İyi, hoş. Güzel kız ya da kadın. Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı. Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran. Adamakıllı, şiddetli. Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde. Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran. Sakin, hoş (hava). Pek iyi, doğru.
Tahta : Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Bu ağaçtan yapılmış. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Kara tahta.
Taban : Ayağın alt yüzü, aya. Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü, tavan karşıtı. Bir cismin veya bir biçimin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey veya çizgi, kaide. Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle. Yaradılıştan. Ayakkabının alt bölümü. Üslü sayılarda kuvveti alınan sayı: 53 anlatımında 3 rakamı üstür, 5 ise tabandır. Tarlanın düz ve verimli kesimi. Bir ırmağın en derin olan orta yeri. Huy bakımından. Temel. Dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü. Kılıç vb. yapımında kullanılan iyi cins demir. Kaide. Bir şeyin en alt bölümü. Değerlendirmede en alt derece.
Duvar : Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.
Giyim : Giyme işi. Giyme biçimi. Giysi.
Çıkın : Bir beze sarılarak düğümlenmiş küçük bohça, çıkı.
Düzgü : Norm.
Eşme : Eşmek işi. Kaynak, pınar. Uşak iline bağlı ilçelerden biri. Kaynak, göze, pınar. Ağaçsız yerlerde, hayvanları sıcaktan korumak için yapılan gölgelik. Toprağı kazarak açılmış küçük çukurlar. Yağmur sularını toplamak için toprağa kazılan çukur. Pamuktan yapılmış sicim, kırnap. Kuş vurmak için çocukların kullandıkları ok, yay. Pınardan çıkan suyu biriktirmek için açılan çukur. Azacık eşilmekle su çıkan kuyu. Bingöl ili, Kiğı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Çorum ilinde, Sungurlu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Diyarbakır ili, Silvan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kocaeli ilinde, Derbent nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Mardin şehri, Kızıltepe ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Sakarya şehri, Geyve ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Güze : Su kaynağı. Testi. Güzel. [Bakınız: Göze].
Duva : Dua.
Uşak : Çocuk. Erkek hizmetçi. Herhangi bir bölgenin halkından olan erkek. Tayfa. Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Diğer dillerde Dıc anlamı nedir?
İngilizce'de Dıc ne demek ? : disseminated intravascular coagulation

Bu kısımda Dırnak nedir? Dırnak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dırnak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dırnak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.