Dalgı nedir, Dalgı ne demek
Dalgı ile ilgili Cümleler
- Ali biraz dalgın gibi görünüyor.
- Ali pencereden dışarıya dalgın dalgın baktı.
- Ali dalgın görünüyor.
- Tüplü dalgıçlar suyun altında altın paralar, antik kalıntılar, soyu tükenmiş hayvanların kalıntıları dahil birçok ilginç şeyler buldu.
- O, kocasının dalgın gözünü fark etti.
- Dalgıç ekipmanının sınırlarını test etmek istedi.
- Dalgıçların havası tükeniyor.
- Ali biraz dalgın görünüyor.
- Dalgın görünüyordun.
- Dalgınım ama dikkatsiz değilim.
- Dalgıç kanala atladı.
- Su o kadar bulanıktı ki polis dalgıçlar vücudu dokunarak aramak zorunda kaldı.
- Dalgıçlar Florida sahili açıklarında binlerce İspanyol altın sikkesi buldu.
Dalgı tanımı, anlamı:
Dalgıç : Başkasına ait olan bir şeyi habersiz alma huyunda olan kimse. Deniz dibine inilebilecek özel donanımla su altında çalışmayı meslek edinen kimse, balık adam, kurbağa adam.
Dalgıç böcekler : Sivrisinek kurtçuklarına saldırarak yok eden, durgun sularda yaşayan kın kanatlılar familyası.
Dalgıç elbisesi : Dalgıçların su altında hareketlerini engellemeden vücutlarını çeşitli etkenlerden korumak için özel olarak yapılmış elbise.
Dalgıç gözlüğü : Su altında görmeyi sağlayan ve içine su girmeyecek biçimde yapılmış gözlük.
Dalgıç kuşları : Gagaları bir kılıfla örtülü, kanatları ve kuyruğu kısa, ayakları perdeli, iyi yüzen ve dalan bazı kuşları içine alan kuşlar takımı.
Dalgıç kuşu : Dalgıç kuşlarından, Amerika ve Avrupa'nın kuzeyinde yaşayan bir hayvan (Colymbus glacialis).
Dalgıç kuşugiller : Kuşlar sınıfının dalgıç kuşları takımına giren bir familyası.
Dalgıç tüpü : Dalgıçların su altında uzun süre kalmaları için solunum yapmalarını sağlayan tüp.
Dalgıçlık : Dalgıcın mesleği, balık adamlık.
Dalgın : Çevresinde olup bitenleri fark edemeyecek kadar düşünceye dalan. Kendinden geçmiş bir durumda. Dikkatini belirli bir konu üstünde toplayamayan.
Dalgın dalgın : Çevresiyle ilgilenmeden, düşünceli olarak.
Dalgınca : Dalgın bir biçimde, dalgın olarak.
Dalgınlaşma : Dalgınlaşmak işi.
Dalgınlaşmak : Dalgın duruma gelmek.
Dalgınlaştırmak : Dalgın duruma getirmek.
Dalgınlığına gelmek : Dalgınlık dolayısıyla fark edememek.
Dalgınlığına getirmek : Birinin dalgınlığından yararlanıp kendi isteğini gerçekleştirmek.
Dalgınlık : Dalgınca davranış. Dalgın olma durumu. Derin uyku durumu.
Dalgır : Hare.
Tepeli dalgıç : Dalgıç kuşlarından, başında kara tüylerden bir tepelik bulunan, sazlık göllerde yaşayan bir kuş, elmabaş (Podiceps cristatus).
Aymazlık : Çevresinde olup bitenlerin farkına varamama durumu, aymaza yakışacak durum, gafillik, gaflet, dalgı.


Bu kısımda Dalgı nedir? Dalgı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dalgı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dalgı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.