Diver türkçesi Diver nedir

Diver ile ilgili cümleler

English: It is an ethnically diverse school.
Turkish: Bu, etnik açıdan farklı bir okul.

English: The diver wanted to test the limits of his equipment.
Turkish: Dalgıç ekipmanının sınırlarını test etmek istedi.

English: Many Eastern religions teach that there is a unity behind the diversity of phenomena.
Turkish: Birçok Doğu dinleri olayların çeşitliliği arkasında bir birlik olduğunu öğretir.

English: Globalization destroys the diversity of languages.
Turkish: Küreselleşme dil çeşitliliğini yok ediyor.

English: He diverted himself by listening to music.
Turkish: O müzik dinleyerek dikkatini dağıttı.

Diver ingilizcede ne demek, Diver nerede nasıl kullanılır?

Black throated diver : Kuşlar (aves) sınıfının, dalgıç kuşları (gaviiformes) takımının, dalgıç kuşugiller (gaviidae) familyasından, kuzey palearktik bölge ve kuzey amerika'da dağlık, fundalık yerlerde bulunan, 70 cm kadar boyda, tüyleri kara, ak, kül kahverengi karışık, göçmen bir kuş türü. Kara gerdanlı dalgıç.

Great norther diver : Buzdalgıcı. Kuşlar (aves) sınıfının, dalgıç kuşları (gaviiformes) takımının, dalgıç kuşugiller (gaviidae) familyasından, 95-100 cm kadar uzunlukta, amerika ve avrupa'nın kuzeyinde yaşayan bir tür.

 

Pearl diver : Bulaşıkçı. İnci avcısı.

Red throated diver : Pas gerdanlı dalgıç. Kuşlar (aves) sınıfının, dalgıç kuşları (gaviiformes) takımının, dalgıç kuşugiller (gaviidae) familyasından, 60 cm kadar uzunlukta, kuzey avrupa ve kuzey amerika denizlerinde yaşayan, kara, beyaz ve kahverengi karışık renkli göçmen bir kuş türü. pas rengi gerdanlı dalgıç. Kızıl gerdanlı dalgıç.

Scuba diver : Balıkadam.

Divergence : Tehalüf. Uzaklaşma. Farklılık. Ayrılık. Fikir ayrılığı. Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Iraksaklık. Görüş ayrılığı. Mübayenet. Tepkime hızının zamana bağlı olarak artması.

White billed diver : Sarı gagalı dalgıç. Kuşlar (aves) sınıfının, dalgıç kuşları (gaviiformes) takımının, dalgıç kuşugiller (gaviidae) familyasından, kafa, boyun ve gırtlağı erguvani renkte olan, besininin önemli kısmını balıklar oluşturan bir tür.

Divergence dimension of superstition : Boşinançların, bağlı bulundukları toplum ve çağ koşullarına uygun olarak gösterdiği değişim özellikleri, bk. boşinanç boyutları. Ayrılımlı boşinanç boyutu.

Diverge from : Sapmak.

Underwater diver : Kurbağaadam. Dalgıç.

İngilizce Diver Türkçe anlamı, Diver eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Diver ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mew gull : Martı.

Swimmer : Yüzgeç. Yüzme organı. Yüzücü.

Plungers : Tulumba pistonu. Spekülatör. Kumarbaz. Dalma pistonu. Kilit pimi. Büyük oyuncu.

Penguin : Karabat kuşu. Takım elbiseli zengin ve görgüsüz tip. Eğitim uçağı. Karabat.

 

Aquanauts : Sualtı araştırmacısı. Balıkadam.

Loons : Değersiz kimse. Zırdeli. Kaçık. İşe yaramaz kimse. Dalgıç kuşu. Ahmak. Tembel. Deli.

Frogmen : Balıkadam. Kurbağa adam.

Diving : Atlama. Dalgıçlık. Tramplenden atlama. Dalma. Dalış. Pike yapma. Pike. Suya dalma.

Frogman : Balıkadam. Kurbağa adam.

Diver synonyms : genus gavia, gaviiform seabird, gavia, underwater diver, aquanaut, grebes, loon, penguins, skin diver, grebe, plunger.

Diver ingilizce tanımı, definition of Diver

Diver kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, dives.