Swimmer türkçesi Swimmer nedir
Swimmer ile ilgili cümleler
English: Ali is a much better swimmer than I am.
Turkish: Ali benden çok daha iyi yüzücü.
English: Ali seems to be unwilling to acknowledge that Mary is a better swimmer than he is.
Turkish: Ali Mary'nin ondan daha iyi bir yüzücü olduğunu onaylamak için isteksiz görünüyor.
English: Ali is a better swimmer than Mary is.
Turkish: Ali Mary'den daha iyi bir yüzücüdür.
English: Ali is the best swimmer I know.
Turkish: Ali tanıdığım en iyi yüzücü.
English: Ali is a better swimmer than Mary.
Turkish: Ali Mary'den iyi yüzer.
Swimmer ingilizcede ne demek, Swimmer nerede nasıl kullanılır?
Butterfly swimmer : Kelebek yüzücü.
Swimmeret : Yüzgeç ayak. Yüzgeç ayak (yengeç vb.). (kabuklu hayvanlarda) yüzgeç ayak.
Swimmeret legs : Eklem bacaklı hayvanların karın bölgesinde bulunan ve yüzmeye yarayan bacaklar. Yüzme bacakları.
Swimmers : Yüzgeç. Yüzme organı. Yüzücü.
Tube nosed swimmers : Omurgalı hayvanlardan, kuşlar (aves) sınıfından, martılara benzeyen, gagaları çengel gibi aşağıya kıvrık, ayakları tam perdeli, burun delikleri boru gibi uzamış, açık denizlerde yaşayan bir takım. yelkovan kuşugiller (procellaridae) ve fırtına kuşugiller (hydrobatidae) olmak üzere iki familyası vardır. boru burunlular. Fırtına kuşugiller. Omurgalı hayvanlardan, kuşlar (aves) sınıfının, fırtına kuşları (procellariiformes) takımından, gagaları kısa ve burun delikleri boru biçiminde, kanatları sivri, denizlerde yaşayan ve deniz hayvanlarını yiyen bir familya. fırtına kırlangıcı (hydrobates pelagicus) iyi bilinen türüdür. Fırtına kuşları.
Swimming bath : Yüzme havuzu. (halka açık) yüzme havuzu.
Swimming race : Yüzme yarışı.
Swimming suit : Mayo.
Swimming costume : Mayo. Kadın mayosu.
Swimming of the head : Baş dönmesi.
İngilizce Swimmer Türkçe anlamı, Swimmer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Swimmer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pinna : Pines. Kulakkepçesi. Kulak kepçesi. (bileşik yaprakta) yapracık. Balık kanadı. Yaprakçık. Telek. Yapracık.
Pinnae : Yaprakçık. Kulak kepçesi. Pinne. Telek.
Backstroker : Sırtüstü yüzen kimse. Ters vuruşlar yapan kimse.
Jock : Sporcu. Atlet. Sporcu çamaşırı. Spor delisi veya meraklısı veya düşkünü. İskoçyalı. İskoç.
Scalpers : Borsa spekülatörü. Spekülatör. Oluklu kalem. Bilet karaborsacısı. Madrabaz. Vadeli işlemler piyasasında çok kısa dönemli fiyat dalgalanmalarına oynayan kişi. İlk elek. Soyucu.
Natatoire : Yüzer.
Floater : Devlet tahvili. Hata. Flatör. Enayilik. Yüzen. İşsiz. Esham ve tahvilat. Aptallık. Yüzen şey. Sürekli iş değiştiren kimse.
Bather : Mayo. Hamama giden kimse. Yüzmeye giden kimse.
Surfer : Sörfçü.
Fins : El. Palet. Kanat (uçak). Fitiller (hadde). Beş dolarlık banknot.
Swimmer synonyms : skinny dipper, natator, breaststroker, surfboarder, swimmers, scalper, fin, overfill, plunger, aquanaut, flipper, diver, traveller, athlete, traveler, pinnas, skin diver.
Swimmer ingilizce tanımı, definition of Swimmer
Swimmer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who swims.

Bu kısımda Swimmer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Swimmer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Swimmer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Swimmer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.