Frogmen türkçesi Frogmen nedir

Frogmen ingilizcede ne demek, Frogmen nerede nasıl kullanılır?

Frogman : Kurbağa adam. Balıkadam. Kurbağaadam. Dalgıç.

Frogmarched : Kollarını arkasına bükerek yürütmek. Bir kimseyi kollarını arkasına sıkıştırarak ve bükerek yüzükoyun yürümeye zorlamak. Yaka paça götürmek. Kolları arkasında bükerek götürmek. El ve ayaklarından tutarak yüzükoyun taşımak. Kargatulumba etmek.

Frog in the throat : Boğazına bir şey takılma. Ses kısılması. Boğukluk (ses veya diğer sesler hakkında). Ses kısıklığı.

Frog kick : Kurbağalama yüzüş. Kurbağalama. Kurbağa ilerleyişi.

Frog legs : Pişirilmiş kurbağa bacaklarından yapılan yemek (aşçılığa ait nefis yiyecek sayılan). Kurbağa bacağı. Kurbağa bacakları. Bir kurbağanın bacakları.

Lake frog : Göl kurbağası. İki yaşamlılar (amphibia) sınıfından, kuyruksuz iki yaşamlılar (anura) takımından, ovalık yerlerde yaşayan, sırtında yeşil lekeler bulunan bir tür. ova kurbağası.

Frog march : Kolunu arkaya bükerek götürmek. Yaka paça götürmek.

Robber frog : Beş parmaklı kara kurbağası. Kuyruksuz iki yaşamlılar (anura) takımının, kara kurbağasıgiller (bufonidae) familyasından, 20 cm kadar uzunlukta, güney amerika'da yaşayan bir tür.

 

Tarahumara frog : Meksika kurbağası.

Bayonet frog : Süngü kopçası. Süngüyü kemere oturtmak için kullanılan aparat (askeri bir üniformanın bir parçası).

İngilizce Frogmen Türkçe anlamı, Frogmen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frogmen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Icy : Çok soğuk. Çivi gibi. Soğuk. Buz gibi. Buzlu. Buzla kaplı. Donmuş. Buz kaplı.

Part : Bölmek. Bir oyuncunun bir filmde ya da televizyon oyununda yaratması gereken kişilik. Görev. Bölüm. Kısmi. Rol. Pay. Kopmak. Parçalamak. Hisse.

Diver : Dalgıçkuşu. Penguen. Balık adam. Dalıcı. Dalış yapan kimse.

Clinker : Dışık. Cüruf oluşturmak. Sert materyal. Curuf. Klinker. Tuğla. Sert tuğla. Donmuş lav kütlesi. Cüruf parçası. Başarısızlık.

Plungers : Dalma pistonu. Kilit pimi. Kumarbaz. Tulumba pistonu. Spekülatör. Büyük oyuncu.

Diving : Tramplenden atlama. Pike. Dalma. Dalış. Dalgıçlık. Atlama. Suya dalma. Pike yapma.

Posturer : Öne eğilip başını bacakları arasına sokabilen becerili kişi. Poz veren kimse.

Sliver : Kıymık. Uzun ince parça. Dar ve uzunca şey. Yün eğirme. Kıymık yapmak. Kıymak. Cam elyafı. İncecik ayrılmak. İnce dilim. İnce kesmek.

Cold : Nezle. Üşümüş. Soğuk algınlığı. Nevazil. Yapmacık. Soğukkanlı. İtici. Bürudet. Soğuk. Soğukluk.

Aquanauts : Sualtı araştırmacısı. Balık adam.

Frogmen synonyms : frost bound, clast, glaciated, ice clogged, underwater diver, unmelted, flake, frogman, restriction fragment, aquanaut, scrap, plunger, scraping, unthawed, bit, coal, piece, scuba diver, filing, shaving, chip, cinder, ember, sleety, spall, fleck, mew gull, spark, icebound, frostbitten, skin diver, brickbat, paring.

Frogmen zıt anlamlı kelimeler, Frogmen kelime anlamı

Hot : Kızgın. Şiddetli. Isınmak. Sıcak. Rahatsız edici. Heyecanlı. Biberli. Sert. Acılı.

Melted : Eritilmiş. Erimiş.

Unfrozen : Erimiş. Donmamış. Çözülmüş.