Damager türkçesi Damager nedir

  • Zarar veren kimse.
  • Hasara neden olan kimse.
  • Yıkan kimse.
  • Hasara neden olan.
  • Yok eden kimse.

Damager ingilizcede ne demek, Damager nerede nasıl kullanılır?

Damagers : Yok eden kimse. Hasara neden olan kimse. Yıkan kimse. Zarar veren kimse. Hasara neden olan.

Damage assessment : Hasar kıymetlendirme. Hasar değerlendirimi. Hasar değerlendirmesi. Hasar kıymetlendirmesi. Hasar tespiti. Hasar tespit.

Damage calculation : Zarar hesaplaması. Verilen hasar miktarının değerlendriilemsi.

Damage control : Yara savunması. Hasar kontrolü.

Damage financially : Maddi zarar vermek.

Damage radius : Hasar yarıçapı.

Damage insurance : Hasarlara kaşı yapılan sigorta. Hasar sigortası.

Actual damage : Gerçek zarar. Gerçekte meydana gelmiş olan hasar (genelde görünenden çok daha fazla). Maddi zarar. Fiili hasar.

Damage of inflation : Enflasyon zararı.

Damage the reputation : Şöhretine zarar vermek.

İngilizce Damager Türkçe anlamı, Damager eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Damager ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Total : Etmek. -in toplamı (belirli bir miktar) olmak. Tahrip etmek. Tüm. Bulmak. Yekun yapmak. Tiyatroyu, bütün sanat dallarıyla uyumlu bir biçimde kaynaştırarak ortaya çıkartmayı doğru bulan tiyatro anlayışı. Tutar. Hepten.

 

Alter : Hadım etmek. Değişiklik yapmak. Değişim geçirmek. Kısırlaştırmak. Başka türlü olmak. Evirmek. Başkalaştırmak. Başkalaşmak. Değişiklik geçirmek.

Bang up : Birini kötü dövmek. Bozmak. Zarar vermek. Mahvetmek. Canına okumak. Birini pataklamak. Hasar vermek. Berbat etmek. Ağır şekilde zarar vermek. Mükemmel.

Administrator : Vasi. Müdür. Mütevelli. Uygulayıcı. Yönetici. Vekil. İdareci. Yönetmen. İdare amiri.

Mutilate : Bir tarafını kesip sakat bırakmak. Sakatlamak. Hükümsüz kılmak. Değiştirmek. Kesip sakat bırakmak. Önemli kısımları çıkararak bozmak. Kötürüm etmek. Bozmak. Tahrip etmek. İçine etmek.

Disturb : Rahatsız etmek. Aksatmak. Altüst etmek. Karıştırmak. Kaygılandırmak. Huzursuz etmek. Üzmek. Bozmak. Endişelendirmek. Taciz etmek.

Corruptor : Yozlaştıran kimse. Mahveden kimse. Bozan kimse. Yağmacı.

Impair : Zarar vermek. Harap etmek. Savunmasız bırakmak. Azaltmak. Eksiltmek. Zayıflatmak. Güçsüz bırakmak. Olumsuz anlamda etkilemek. Bozmak.

Vitiators : Yozlaştıran kimse. Hasar veren kimse. Bozan kimse.

Wear away : Geçmek bilmemek. Eskitmek. Yıpratmak. Zamanla aşınmak. Zayıflatmak. Kalmamak. Tükenmek. Eskimek. Aşındırmak. Azalmak.

Damager synonyms : abrogator, smite, mangle, erode, corrode, vitiate, district manager, flaw, mar, whittle down, break, managing director, afflict, harm doer, vitiator, frost, annihilators, modify, blemish, bank manager, defacer, rust, whittle away, eat away, burn, fret, eat, shatter, ruiner, cut up, harmer, detrimental, bruise.

Damager zıt anlamlı kelimeler, Damager kelime anlamı

Security : Borçlanım, tutu, yapı tutusu, değerli kağıt, pay ve borç belgitleri, taşınır değer, güvence ödeği, her çeşit tecimsel belgit, borsaya verilsin verilmesin iyesi ya da taşıyanına bir alacak sağlayan belge. Rehin. Emniyet. Güvenlik. Emanet. İnanca. Taşınır değer. Selamet. Güvenlik önlemleri. Güvence.

 

Safety : Emniyet. 1880'de ingiliz stenley'in yaptığı, bir eğik borudan çatıyla bunun üzerine oturtulmuş seleden oluşan, öntekeri büyük, arkatekeri küçük çifteker. Güven. Asayiş. Selamet. Korkusuzluk. Güvenlik. Safeti. Koruyucu.