Dammit türkçesi Dammit nedir

  • Lanet olsun.
  • Lanet olsun! allah kahretsin!.

Dammit ile ilgili cümleler

English: Dammit! That was our only way out!
Turkish: Kahretsin! Bu tek çıkış yolumuzdu.

English: Start, dammit!
Turkish: Lanet olsun, başla!

Dammit ingilizcede ne demek, Dammit nerede nasıl kullanılır?

Damming : Set çekmek. Büğemek. Engellemek. Engel. Hazne. Baraj yapmak. Kent. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm. Zapt etmek. Baraj.

Damming up : Bastırmak. Engellemek. Baraj yapmak. Frenlemek. Set çekmek.

Dammar : Vernik yapımında kullanılan sert reçine. Ağaç reçinesi. Bir çeşit reçine.

Damme : Allah belamı versin!. Allan beni kahretsin!.

Dammed : Barajla çevrilmiş. Engellemek. Baraj yapmak. Set çekmek. Barajlanmış.

Moraine dammed lake : Buzul taş gölü. Açık yanı buzul taşlarla tıkanıp kapanan çukurlarda oluşan göl. bk. set gölleri.

Fault dam spring : Fay-barajı gözesi. Kırıkla ayrılmış bir kuyu yatağının geçirimsiz bir katman ile karşılaştığı yerde, suların aşağıdan yukarı çıkmasıyle oluşan kaynak. Kırık kaynağı.

Dam up : Baraj yapmak. Bastırmak. Set çekmek. Engellemek. Frenlemek.

Aswan dam project : Asvan barajı projesi.

Dam location : Baraj yeri.

İngilizce Dammit Türkçe anlamı, Dammit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dammit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Sustain : Finanse etmek. Telli çalgılarda çalgının yapımında kullanılan ağaç, köprü, tel gibi birçok bileşene bağlı olarak farklılık gösterebilen, tele vurulması ile başlayan tınının tamamen susmasına kadar geçen süre. Sürem. Doğrulamak. Güç vermek. Hakkını vererek yapmak. Devam ettirmek. Cesaret vermek. Onaylamak. İyi oynamak (rol).

Sacrifice : Gözden çıkarmak. Fedakarlık. Kıymak. Ödün vermek. Fedakarlıkta bulunmak. Kurban. Dinsel bir inancın sonucu olarak, kendine özgü törenlerle şu ya da bu biçimde, doğaüstü güçlere sunulan kan ya da canlı yaratık, bk. kansal kurban. Doğaüstü güçleri, yüce varlıkları ve tanrıları hoşnut etmek, onlarla barışık olmak, onlara teşekkür etmek ve onlardan isteklerde bulunmak için kesilen hayvan, sunulan yiyecek, içecek. Feda etmek. Kurban kesmek.

Write off : Çizmek. Mektupla başvurmak. Silmek (borç). Silmek. Hurdahaş etmek (araba). İptal etmek. Değersiz görmek. Muhasebe amaçlı olarak bir değerde indirim yapmak. Kıymetsiz kabul etmek. Hurda.

Profess : İleri sürmek. Öğretmek. Yapmak. Savlamak. Taslamak. Profesörlük yapmak. Meslek icra etmek. Açıklamak. Açıkça söylemek. İtiraf etmek.

Shitted : Bok herif. Saçmalık. Bok. Puşt. Kaka yapmak. Boktan durum. Lavuk. Aşağılık herif. Sıçmak.

Attorn : Yeni sahiplerin haklarını kabul etmek. Devretmek. Aktarmak. Yeni sahiplerin sahiplik haklarını tanımak. Mülkün yeni malikini tanımak. Transfer etmek. Kiranın devrine muvafakat etmek. Kiracı olmaya razı olmak. Elden çıkarmak.

Damn it : Kahrolsun. Lanet olası. Allah belasını versin. Allah kahretsin. Kahrolası. Kahretsin.

 

Curse him : Allah belasını versin.

Give : Uçlanmak. Hediye etmek. Gitmek. Vermek. Düzenlemek. İtiraf etmek. Bulaştırmak. Dogruluğunu kabullenmek. Esnemek. Doğruluğunu kabullenmek.

Blast it : Allah kahretsin.

Dammit synonyms : rededicate, make no bones about, avow, dangs, squeal, employ, confound it, hold, danging, adjudge, shit, devote, bloody hell, fink, confess, apply, vow, acknowledge, concede, consecrate, god damn it, declare, utilise, dang, doggoned, utilize, avouch, damn him, dedicate, blow it, sod it, use.

Dammit zıt anlamlı kelimeler, Dammit kelime anlamı

Deny : Yoksamak. Nasip etmemek. Danmak. Yalanlamak. Tanımamak. İnkar etmek. Yadsımak. Yoksun bırakmak. Reddetmek. Kaçınmak.

Disavow : Doğruluğunu kabul etmemek. Yalanlamak. Danmak. Reddetmek. Onaylamamak. İnkar etmek. Kabul etmemek. Tanımamak.

Refrain : Kaçınmak. Çekinmek. Frenlemek. Sakınmak. Alıkoymak. Nakarat. Kendini tutmak. Geri durmak.