Dancers türkçesi Dancers nedir
Dancers ile ilgili cümleler
English: The dancers copied each other.
Turkish: Dansçılar birbirlerini taklit ettiler.
English: Ali is one of the best dancers I've ever seen.
Turkish: Ali şu ana kadar gördüğüm en iyi dansçılardan biridir.
English: We're able dancers.
Turkish: Biz yetenekli dansçılarız.
Dancers ingilizcede ne demek, Dancers nerede nasıl kullanılır?
Ballet dancer : Balerin. Balet.
Ballet dancer : Balet. Erkek bale dansçısı. Ballette dans eden sanatçı. Dansör. Bale oyuncusu. Balerin. Balet dansçısı. Bale dansçısı. Balede dans eden erkek sanatçı.
Belly dancer : Rakkase. Dansöz. Oryantal dansöz.
Character dancer : Karakter dansçısı. Kendine özgü nitelikleri olan bir karakteri yansıtan dansı yapan sanatçı.
Chief dancer : Başrolde dans eden erkek sanatçı. Baş erkek dansçı.
Tap dancer : Stepçi. Step dansçısı.
Rope dancer : İp üzerinde dans hareketleri yapan cambaz. İp cambazı. İp dansçısı.
Taxi dancer : Dans etmek için tutulan kız. Kiralık dansçı.
Folk dancer : Halk dansçısı. Folklorcu.
Trapeze dancer : Trapezci.
İngilizce Dancers Türkçe anlamı, Dancers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dancers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Unimpaired : Bozulmamış. Hiç bozulmamış. Zarar görmemiş.
Steps : Ayaklı merdiven. Titre etmek. Basamaklar. Adımlar. Ayak sesleri. Seyyar merdiven. Portatif merdiven. Taş merdiven. Topla yürüme.
Escalator : Yürüyen merdiven. İngiliz hükümetinin petrol, tütün gibi ürünlerden aldığı vergileri her yıl düzenli olarak gerçekleşen enflasyon oranının üzerinde artırması biçiminde uyguladığı politika. krş. ayarlama koşulu. Enflasyona uyumlu maaş artışı maddesi. Ayarlama. Hareketli merdiven. Eskalasyon şartı.
Artistes : Sahne sanatçısı. Aktör. Şarkıcı. Şantöz. Saline sanatçısı.
Malignant tumor : Kötücül ur. Malign tümör. Habis ur. Köken aldığı dokuya benzerliği az olan, çevre doku ve damarlara invazyon ve metastaz özelliğine sahip, hızlı ve infiltratif ve kontrolsüz büyüyen, kapsülsüz, mitotik indeksi yüksek hücrelerden oluşan tümör, kanser, habis tümör, malign tümör, hlk. seratan. Habis tümör. Kötücül tümör.
Leukemia : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kan ve lenfatik sistem dokularından köken alan kötücül tümör. akyuvarların ve onların öncü hücrelerinin kanda ve kemik iliğinde aşırı derecede üretimi sonucunda biçimlenir, neoplastik hücrelerin kemik iliğinde ve dolaşımda bulunmalarıyla lenfomdan ayrılır, lökemi. Lökemi. Kan kanseri. Beyaz kan hücrelerinde görülen kanserlerin genel adı; bir çeşit sarkoma. lökemiya. Lösemi.
Staircases : Merdivenler.
Flight of steps : Bir kattan merdiven sahanlığına kadar giden merdiven bölümü. Basamaklar serisi. Bir kattan başka bir kata giden merdiven. İki kat arasındaki merdivenler.
Peril : Tehlike doğuran nedenler. Tehlike. Zarar doğuran nedenler. Muhatara. Tehlikeye atmak. Risk. Vahamet. Tehlikeye uğrama.
Staircase : Merdiven (iki katı birbirine bağlayan). Pilleken. Merdiven boşluğu.
Dancers synonyms : clear and present danger, metastatic tumor, malignant neoplastic disease, malignant neoplasm, cancer of the blood, leucaemia, hopper, ladder, status, carcinoma, hoofers, stairways, hoofer, riskiness, stairway, exposure, show girl, vulnerability, pendulum, sarcoma, perilousness, pendulums, danseuses, artiste, dancing girl, danseuse, balance wheel, hopperings, terper, hoppers, stepladder, stairs, insecurity.
Dancers zıt anlamlı kelimeler, Dancers kelime anlamı
Security : Kefillik. İnanca. İpotek. Kimi gümrük işlemleri sırasında, bu işlemlerin bitimine ya da bir anlaşmazlığın sonuca bağlanmasına ilişkin, giriş vergilerine karşılık alınan para (banka inanca mektubu, ya da gümrük yönetimince bunların yerine onanacak benzerleri). Rehin. Kefalet. Güvenlik önlemleri. Emanet. Koruma. Emniyet.
Safety : Güvenlik. Safeti. Asayiş. 1880'de ingiliz stenley'in yaptığı, bir eğik borudan çatıyla bunun üzerine oturtulmuş seleden oluşan, öntekeri büyük, arkatekeri küçük çifteker. Koruyucu. Güven. Selamet. Korkusuzluk. Emniyet.
Stand still : Kımıldamadan durmak. Hareketsiz kalmak. Hareketsiz durmak. Kıpırdamamak. Hareket etmemek. Kımıldamamak.

Bu kısımda Dancers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dancers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dancers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dancers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.