Davışdamak nedir, Davışdamak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Boşuna dolaşıp yorulmak: Akşama kadar seni davışdattım, kusura bakma.

Davışdamak anlamı, kısaca tanımı

Davı : Çene çalma, gevezelik: Zehra davıyı bırak da elindeki işe bak. Kavga, harp

Davış : Ses, hafif gürültü, hışırtı, tıkırtı. Ayak sesi.

Yorulmak : Yorgun duruma gelmek. Bir sebebe bağlanılmak, yorumlanmak.

Yorulma : Yorulmak işi.

Dolaşı : Bir tiyatro topluluğunun bir yerden başka bir yere giderek ve dolaşarak oyunlar oynaması.

Kusura : Eşya konulan kutu, çekmece. Afyon şehrinde, Sandıklı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Boşuna : Boş, yararsız, gereksiz, beyhude, nafile. Boş yere, yararsız yere, sebepsiz yere, gereksiz, boşu boşuna, beyhude, beyhude yere, nafile, tevekkeli.

Akşam : Gündüzün son ve gecenin ilk saatleri, akşam vakti, akşamleyin. Gece. Akşam ezanı. Akşam namazı. Akşam (bk. âşam). Gün batması ile tam karanlık olması arasındaki zaman.

Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.

Kusur : Eksiklik, noksan, nakısa. Bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama. Özür. Elverişsiz durum.

Bakma : Bakmak işi.

 

Seni : Yüksek, yüce.

Kada : Kardeş. Ağabey. Kız kardeş, abla. Küçük kardeş. Arkadaş. Teyze. Yeni doğmuş hayvan yavrusu. Gönül, naz. Konuşmaya engel olan dilbağı : Dili kadalı olduğundan konuşamıyor. Sıra: Ahmet'in kadasını sen mi savdın. Kadar (bk. gadâ, kada kadar). Kadar. Kadar, bk. kadê, kadâr.

Diğer dillerde Davenport boyası anlamı nedir?

İngilizce'de Davenport boyası ne demek ? : davenport’s stain