Daysack türkçesi Daysack nedir
- Küçük sırt çantası (genellikle bir günlük levazım taşımak için).
- Sırtta taşınan küçük çanta.
- Küçük sırt çantası.
Daysack ingilizcede ne demek, Daysack nerede nasıl kullanılır?
Days inn : Orta pahalılıkta dünya çapında bir oteller ağı.
Days of glory : Eski güzel günler. En yüksek başarı günleri. Altın çağlar.
Days of grace : Yeni bir pozisyonda işe başlayan bir kimsenin iş performansını kimsenin yargılamadığı dönem. Zarar ve cezayı önlemek amacı ile verilen ek süre. Bir yükümlülüğün yerine getirilmesi için verilen ek süre. Ödeme süresi. Bağışlama günleri. Vade geldikten sonra verilen ilave süre. Vade tarihinden sonra tanınan kısa bir ek süre. Ödeme tarihi gelmiş olan bir borç için verilen ek süre. Atıfet günleri. Diyet günleri.
Days of summer : Yaz sezonu. Yaz günleri. Sıcak mevsim. Yaz ayları.
Days of the week : Haftanın günleri. Yedi gün. Pazartesi'den pazar'a kadar.
Days worked : Çalışılmış günler.
Days open : İneklerde buzağılama sonrası yeniden gebe kalıncaya kadar geçen süre. İneklerin buzağılamalarıyla gebe kalmaları arasında geçen süre, açık periyot. Boş günler. Servis periyodu. Açık periyot.
In the intermediate days of passover : Passover'ın (fısıh bayramı, israiloğullarının mısırlılardan kurtuluşunun kutlandığı bir musevi bahar bayramı) ilk günü ile son günü arasındaki günlerde. Passover'ın orta günlerinde.
Days of the year : Bir yıl içinde geçen günler. Zaman geçiyor. Yılın günleri. Akıp giden zaman.
First days of a month : Aybaşı. Ay başı.
İngilizce Daysack Türkçe anlamı, Daysack eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Daysack ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Rifle : Soymak. İçindeki şeyleri altüst ederek bir yeri talan etmek. Yiv açmak. Tüfek. Kolorado eyaletinde şehir. Yivli tüfek. Soyup soğana çevirmek. Yağma etmek.
Strip : Çıkarmak. Sütünü iyice sağmak. Burmalarını yok etmek (vidanın). Kuşak. Üstünü çıkarmak. Striptiz yapmak. Tahliye etmek. Örtüsünü kaldırmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Boşaltmak.
Deplume : Tüylerini yolmak. Soymak.
Plunder : Talan etmek. Soymak. Yağına etmek. Yağma. Yağma etmek. Ganimet. Yağmalamak. Çalınmış eşya. Çupulculuk. Yağmalanan mal.
Search : Karıştırmak. Bakmak. Yoklama. Bir öğeler kümesinin, belirtilen bir özelliği taşıyan bir ya da birden çok öğenin bulunması amacıyla incelenmesi. Arama tarama yapmak. Kollamak. Sondalamak (medikal tıp terimi). Aramak. İncelemek. Arama.
Displume : Soymak. Tüylerini yolmak. Onurunu veya zenginliğini yok etmek.
Daypack : Ufak sırt çantası. Küçük arka çantası.
Comb : Taranmak. Arayıp taramak. Tavukların başlarının üstünde genellikle kırmızı etli olan yapı. Taraklamak. Tarak vurmak. Kaşağılamak. Aramak. Tarak. İbik.
Pillage : Talan etme. Yağma etmek. Yağmalamak. Yağma. Talan. Çapul. Soymak. Ganimet olarak almak. Talan etmek.
Foray : Akın. Çapulculuk. Yağmalamak. Basmak. Baskın. Yağma. Yağma etmek. Atılım (riskli). Akın etmek. Girme.
Daysack synonyms : take, loot, reave, despoil.

Bu kısımda Daysack kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Daysack ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Daysack anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Daysack ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.