Dealers türkçesi Dealers nedir

Dealers ile ilgili cümleler

English: This car dealership has very thin profit margins.
Turkish: Bu araba bayiliğinin çok ince kar marjları var.

English: I heard that Tom used to hang out with drug dealers and murderers.
Turkish: Tom'un eskiden uyuşturucu satıcıları ve katillerle takıldığını duydum.

Dealers ingilizcede ne demek, Dealers nerede nasıl kullanılır?

Wholesale dealers : Toptancı.

Dealership : Bayilik. Satıcılık. Yetkili satış bayii.

Dealerships : Bayilik. Satıcılık. Yetkili satış bayii.

Newsdealers : Gazete büfesi. Gazete ve dergi perakendecisi. Dergi satıcısı. Gazete satıcısı. Gazeteci. Gazete bayii.

Acceptance dealer : Banka kabulü belgitlerinin alım ve satış işlerine aracılık eden kişi. Kabul aracısı.

Arms dealer : Silah tüccarı. Silah satıcısı.

Computer dealer : Bilgisayar satıcısı.

Antique dealer : Antika satıcısı. Antikacı.

Cattle dealer : Celep.

Authorized apple dealer : Yetkili apple satıcısı.

İngilizce Dealers Türkçe anlamı, Dealers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dealers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Monger : Tacir. Perakendeci tüccar.

 

Mercer : Kumaş satıcısı. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Kumaşçı. Missouri eyaletinde şehir. Maine eyaletinde yerleşim yeri. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Kumaş tüccarı. Kuzey dakota eyaletinde şehir.

Disposer : Elden çıkarıcı. Başından atan. Çöp ezen makine. Başından savan kimse veya şey.

Huckstering : İşportacılık yapmak. Güvenilmez satıcı. İşportacılık yapma. Başlıca amacı para kazanmak olan kimse. Madrabaz. Seyyar satıcılık yapmak. Ayak satıcısı. Seyyar satıcılık yapma. Paragöz tip. Reklamcı (küçümseme belirtir).

Fishmonger : Balık kırgını. Balık satıcısı. Denizlerde suların şiddetli rüzgarlar sonucunda karışarak sıcaklık farklarının aniden değişmesi sonucunda balıkların, dengelerini kaybederek şoka girmeleriyle sahile vurması olayı. Balıkçı.

Dealer : Ticaretle uğraşan kişi. Bazı malları satma izni olan kişi ya da kuruluş. Bayi. (iskambilde) kağıtları dağıtan kimse. Dağıtıcı.

Ironmonger : Demir tüccarı. Demirci. Nalbur. Demir hırdavatçı. Hırdavatçı.

Bibliopole : Nadir bulunan veya kullanılmış kitaplar satan kimse. Sahaf. Kitapçı.

Bagman : Tahsildar. Gezgin satıcı. (kirli para) tahsildar.

Merchandiser : Tacir.

Dealers synonyms : barrow man, slopseller, slop seller, stock trader, horse trader, bibliopolist, stamp dealer, cutler, high command, croupier, seth, rome, fishwife, huckster, businessman, body, merchantmen, croupiers, bargainor, barrow boy, seedman, merchantman, hucksters, fence, bargainer, draper, leadership, bagmen, merchants, mongers, marketeer, merchandizer, barterer.