Debeak türkçesi Debeak nedir

  • Gaga kesmek.
  • Gagasını kesmek.
  • Yumurta yeme.
  • Yamyamlık ve dövüşmesini önlemek kuşun için üst gagasını kesmek.

Debeak ingilizcede ne demek, Debeak nerede nasıl kullanılır?

Debeaking : Gagasını kesmek. Yamyamlık ve dövüşmesini önlemek kuşun için üst gagasını kesmek. Yumurta yeme. Gaga kesme. Kümes hayvanlarının gagalarının uç kısmının kanibalizmin kontrol altına alınması ve yem israfının önlenmesi amacıyla kesilmesi. Gaga kesimi.

Debellatio : Tamamen yabancı bir ülkenin hükmü altında olma ve birleşme. Tam anlamıyla askeri mağlubiyet (özellikle çalışır durumdaki devlet yapılarının yok olmaları). İnsan olarak haklarını savunacak hiç kimse olmayan fethedilmiş halk.

Debenture : Borç senedi. Tahvil. Senet.

Debenture bond : İtibara dayanan tahvil. Tahvil. Güvencesiz tahvil. Teminatsız tahvil.

Debenture holder : Borç belgiti iyesi. Borç belgitini taşıyan, satın alan, saklayan kişi. Borç senedi hamili. Tahvil sahibi.

Bond debenture : Devlet ve ortaklıklar borç belgiti. Devletin, belediyelerin ve ortaklıkların para sağlamak ve benzeri ekonomik amaçlarla belirli bir sürenin bitiminde ödenmek ve her yıl ödenecek belirli üremi alacaklılarına verilmek koşulu ile çıkardığı borç belgiti.

Debentures : Rehinli tahvilat. Teminatsız tahviller. Hisse senedi çıkaran şirkete tam inanma ve güvenmeye dayalı özel bir mülkiyet tarafından güvence altına alınmamış tahviller.

 

Debentures issued by state : Devlet borç belgiti. Devletin uzun süreli borçlanma yoluyla ve para sağlama amacıyla çıkardığı borç belgitleri.

Debenture stock : Ödenmesi, kapatılması olanaksız bulunan, ancak iyeliğin aktarımı yoluyla işlem görebilen pay belgiti. Ödenemez pay belgiti. Rüçhanlı hisse senedi. Rüçhan hakkı olan hisse senedi. Öncelikli hisse senedi.

Wildebeest : Afrika'ya özgü vahşi bir hayvan. Afrika antilobu. Gnu. Afrika antilopu.

İngilizce Debeak Türkçe anlamı, Debeak eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Debeak ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Walloping : Kocaman. Çok büyük. Büyük. Döven. Kuyruklu (yalan vs.).

Debeaking : Gaga kesme. Gaga kesimi. Kümes hayvanlarının gagalarının uç kısmının kanibalizmin kontrol altına alınması ve yem israfının önlenmesi amacıyla kesilmesi.

Crush : Basmak. Kahretmek. Öğütmek. Sıkma meyve suyu. Parçalanmak. Araç ile çiğnemek. Bastırmak. Sıkmak. Sıkışıp tepişmek. İzdiham.

Nose : Koku almak. Dikkatle ve yavaşça sürmek (araba). Koklayarak bulmak. Genizden çıkarmak (ses). Burnunu sürmek. Yavaş ilerlemek. Ses vb genizden çıkarmak. Omurgalı hayvanlarda kısmen koklama sinirlerini taşıyan mukoza zarı ile örtülü bir çift burun boşluğunu içine alan koku alma organı. Burun. Koklamak.

Debacle : Buzulun erimesiyle ani su baskını. Çöküş. Ani çökme. Yıkım. Yenilgi. Felaket. Musibet. Fiyasko. Kaçışma. Ani su baskını.

 

Get the better of : Sırtını yere getirmek. Üstün çıkmak. Üstün gelmek. Hakkından gelmek. Üstesinden gelmek. Yenmek. -den kazançlı çıkmak. Galip gelmek. Alt etmek. Üstün olmak.

Finish : Bitmek. Mükemmelleştirmek. Bitirmek. Sona ermek. Yürüyüşçü ya da koşucunun, gövdesinin herhangi bir kesimi ile varış çizgisini geçmesi. Sonuçlanmak. Gitar boya veya cilasının dışarıdan görünen katı. Sona erdirmek. Son vermek. Rötuş yapmak.

Come through : (bir haber) gelmek. Atlatmak. Üstesinden gelmek. Becermek. Yaşamak. İyileşmek. Kendinden bekleneni yapmak. Gelmek. Sonuca ulaşmak. Kendini belli etmek.

Failure : Yokluk. Başarısızlık. Bulunmama. Sekte. Fiyasko. İhmal. Yapmayış. Batkı. Yetmezlik. Bir öğretim yılı süresince başarı gösteremeyen öğrencinin, yönetmelik gereğince bulunduğu sınıfta bir yıl daha okumak zorunda bırakılması.

Rout out : Çıkarmak. Açığa çıkarmak. Uzaklaştırmak. Yatağından çıkarmak. Bulmak. Zorla çıkarmak. Yatağından kaldırmak. Eşelemek. Freze etmek. Gizlendiği yerden çıkarmak.

Debeak synonyms : pull round, overcome, beat, pull through, make it, heartbreaker, survive, expel, waterloo, ending, wallop, conquer, overrun, whitewash, slaughter, shutout, down, destroy, thrashing, whipping, trouncing, skunk, demolish, rout, shell, drubbing, beat out, licking, trounce, conclusion, upset, lurch, vanquish.

Debeak zıt anlamlı kelimeler, Debeak kelime anlamı

Succumb : Dayanamayarak karşı gelmekten vazgeçmek. Çökmek. Yenik düşmek. Direnememek. Boyun eğmek. Karşı koyamamak. Yenik düşmek (hastalığa). Yenilmek. Ölmek. Dayanamamak.

Beginning : İlk adım. İptida. Başlangıç noktası. Menşe. Köken. Baş. Neşet. Milad. Esas. Başlangıç çekidi.

Victory : Muzafferiyet. Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmayı kazanmış olma durumu. Galibiyet. Utku. Başarı. New york eyaletinde yerleşim yeri. Galebe. Zafer. Yengi.

Debeak antonyms : success.