Debus türkçesi Debus nedir

  • Araçtan inmek.
  • [#boşaltma Boşaltmak].
  • Yük boşaltmak.

Debus ile ilgili cümleler

English: "Who's your favourite classical music composer?" "Debussy."
Turkish: "En sevdiğin klasik müzik bestecisi kimdir?" "Debussy."

Debus ingilizcede ne demek, Debus nerede nasıl kullanılır?

Debussy : Fransız bir besteci. Claude debussy (1862-1918). Bir soyadı.

Debug : Gizli dinleme aygıtını sökmek. Hatasızlaştırmak. Onarmak. Hata ayıklama. Hata bulmak. Ayıklamak. Tamir etmek. Hata ayıklamak. Kusurlarını gidermek (bir aygıt veya sistemin).

Debug code pane : Ayıklama kodu bölmesi.

Debug fax process : Faks işlemlerinde hata ayıkla.

Debug monitor : Hata ayıklama izleyicisi. Hata ayıklama gözcüsü. Hata ayıklama monitörü.

Debugger : Hata ayıklayıcı. Hata düzeltme programı. Çapar ayıklama programı. Programlama hatalarını düzelten program. Hata düzelticisi. Yanlış ayıklayıcı. Çapar programı. Hata bulucu. Hata ayıklama.

Debugger breakpoint : Hata ayıklayıcı bekleme sınırı. Hata ayıklama denetim noktası.

Debugged : Hatası ayıklanmış. Onarmak. Tamir etmek. Dinleme cihazlarından arındırmak.

Debuggable : Hatası ayıklanabilir. Hataları yok etmek ve programı dikkatle kontrol etmek için kontrollü ve aşamalı bir şekilde çalıştırılabilir (özel derleyici kullanarak) (yazılım). Yazılım hataları ayıklanabilir.

 

Debugging : Hata ayıklayıcı. Bk. izlence düzeltme. Hata ayıklama. Yanlış ayıklama. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Hata gideriliyor. Onarma. Bilgisayar program kodunda hata bulma ve düzeltme için kullanılan metodolojik işlem. Bulup giderme. Ayıklama.

İngilizce Debus Türkçe anlamı, Debus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Debus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Naturalisation : Yerlileştirme. Ortama alışma süreci (ayrıca naturalization). Yurttaşlığa kabul. Uyrukluğa kabul etme. Vatandaş olma süreci. Yurttaşlığa kabul etme. Yerlileşme. Natüralizasyon. Vatandaşlık tanınması. Vatandaşlığa kabul.

Unveiling : Örtüsünü açmak. Açıklamak. Ortaya çıkarma. Açığa vurmak. Açılışı yapılmak. Peçesini kaldırmak. Açılışını yapmak. Ortaya çıkarmak. Ortaya çıkaran.

Naturalization : Vatandaşlığa kabul etme. Natüralizasyon. Vatandaş olma. Yerlileştirme. Yurttaşlığa kabul. Yabancıların ülke yurttaşlığına kabul edilmesi. Vatandaşlık tanınması. Yerlileşme. Vatandaşlığa kabul. Uyrukluğa kabul etme.

Decant : Tortusundan ayırmak. Boşaltma. Bir kaptan diğer kaba akıtmak. Bir kaptan diğerine aktarmak. Şişeden sürahiye boşaltmak. Dikkatle boşaltmak. Süzmek. Dökme. İçindeki çökelti maddelerinden arıtmak.

Debarks : Karaya çıkmak. İnmek. Karaya çıkarmak. Karaya ayak basmak. Gemiden inip karaya çıkmak. İndirmek.

Clear out : Çekip gitmek. Çekilip gitmek. Hepsini satmak. Tahliye etmek. Ortadan kaybolmak. Tüymek. Tertemiz etmek. Defolmak. Yıkılmak.

Play : Oynama üzere yazılmış tiyatro yapıtı. Kımıldanmak. Turneye çıkmak. Tutmak ( ye). Oyun. Sahne yapıtı. Bahis yapmak. Eğitim, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Sözsüz ve müzikli ya da müziksiz (raks, pandomim ve benzeri), sözlü ve müzikli (tiyatro, opera, operet ve benzeri) olup sahnelerde oynanabilen ürünler. Oynatmak.

 

Cleans : Parlatmak. Arıtmak. Bitirmek. Temizlemek. Tanzif etmek. Temizlenmek. Arındırmak. Temiz. Almak.

Start : Başlama. Başlatmak. Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. İki takım arasındaki ayaktopu oyununu hakemin başlatması.

Unshipping : Fora etmek (kürek vb.). Gemiden yükü ve yolcuları boşaltmak. Tahliye etmek. Gemiden indirmek. Yükünü boşaltmak. Gemiden çıkarmak. Gemiden boşaltmak.

Debus synonyms : first appearance, ushering in, product introduction, close out, off load, depletes, entry, commencement, bleed off, cleared, deplete, cleaned, induction, introduction, launching, decants, beginning, clears, deplenish, clean out, debark, unship, unships.

Debus zıt anlamlı kelimeler, Debus kelime anlamı

Finish : Sona ermek. Varış. Bitmek. Son vermek. Rötuş yapmak. Noktalamak. Tamamlamak. Mükemmelleştirmek. Sona erdirmek. Tüketmek.

Falsify : Kalpazanlık yapmak. Değiştirmek. Taklit etmek. Tahrif etmek. Belgede tahrifat yapmak. Saptırmak. Yanıltmak. Çarpıtmak (gerçekleri). Yanlışlamak. Aslı olmadığını ispatlamak.