Deceptive pricing türkçesi Deceptive pricing nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Yanıltıcı fiyatlandırma.
  • Mal ve hizmetlerin, tüketiciyi yanlış yönlendirecek biçimde fiyatlandırılması.
  • Aldatıcı fiyatlandırma.

Deceptive pricing ingilizcede ne demek, Deceptive pricing nerede nasıl kullanılır?

Deceptive : Aldatan. Yanıltıcı. Kandırıcı. Aldatıcı.

Pricing : Fiyatlandırmak. Maliyetlendirme. Fiyat belirleme. Paha biçmek. Fiyatlandırarak. Fiyat uygulaması. Fiyatlama. Fiyatını belirlemek. Fiyat koyma.

Deceptive advertising : Yanıltıcı reklam. Aldatıcı reklam. Tüketiciyi mal veya hizmet hakkında eksik, yanlış ya da abatartılı bilgiler vererek yanlış yönlendiren reklam.

Deceptive bombe : Normal konserve kutusunun, düz bir yüzeye kutuda herhangi bir hasar meydana gelmeyecek biçimde dik olarak düşürüldüğünde bir tarafının şişmesi veya bir tarafı şişkin konserve kutusunun şişkin tarafına elle bastırıldığında şişkinliğin inerek kutunun normal hale gelmesi. Yalancı bombaj.

Deceptive marks : Halkı aldatma ve böylece çıkar sağlama amacı ile kullanılan ya da kütüğe yazdırılan markalar (arçelik-akçelik gibi). Adda aldatıcı markalar.

Deceptive nature : Marka niteliğinin halkı aldatıcı olması (arçelik-akçelik gibi). Aldatıcı nitelik.

İngilizce Deceptive pricing Türkçe anlamı, Deceptive pricing eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Deceptive pricing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

 

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Deceptive pricing synonyms : a shift in individual demand, abnormal budget expenditures, a change in supply, abnormal budget, ability to pay approach, a change in demand.