Deepseated türkçesi Deepseated nedir

İngilizce Deepseated Türkçe anlamı, Deepseated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deepseated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ineradicable : Kökünden çıkarılamaz. Kökü kazınamaz. Sökülemez.

Rooted : Yer etmiş. Yerleşmiş. Kökleşmiş. Kemikleşmiş.

Inveterate : Bağımlı. Müzmin. Düşkün. Tiryaki. Yerleşmiş. Kökleşmiş. Kronik. Müptela. Alışmış. Kökleşme.

Radical : Esasi. Atomik veya moleküler yapılarında bir veya daha fazla eşlenmemiş elektron içeren ve bu nedenle reaktif özellik taşıyan moleküller, serbest radikal. köklü, nedene yönelik, herhangi bir hastalığın kaynağına, nedenine yönelik girişim. Radikal. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çiftlenmemiş bir elektrona sahip atom veya atom grubu, serbest radikal. Çok kısa yaşamlı olup başka kök ya da moleküllerle hızla tepkime veren ve tek sayılı elektron bulunduran atom ya da molekül (örn. brch3). olağan koşullarda çevresinden yalıtılamayan, ancak birçok tepkimeden nitelik değiştirmeden geçebilen atom kümesi (örn. -no3). Kök halinde olan. Kök. İfrat.

Deep seated : Çok derin. Yerleşmiş. Sabit. Kökleşmiş.

Deep rooted : Kökleşmiş. Derin.

Essential : Ç.gerekli şeyler. Öz. Gerekli. Esas özellik. Esaslı. Esans türünden. Başlıca. Önemli. Asıl. Zorunlu.

 

Root and branch : Kökünden (yok etmek). Toptan. Tam. Tepeden tırnağa. Kökten. Kusursuz. Tamamiyle. Tamamıyla. Kökünden (bitirmek).

Entrenched : Sabit. Yerleşik. Sağlam. Değişmez. Kemikleşmiş. Sağlamlaştırılmış.

Deepseated synonyms : old line, rooty, sweeping.