Defecated türkçesi Defecated nedir

Defecated ingilizcede ne demek, Defecated nerede nasıl kullanılır?

Defecate : Dışkı yapmak. Dışkılamak. Dışkı boşaltmak. Temizlemek. Büyük abdest yapmak. Büyük abdestini yapmak. Kaka yapmak. Kurtulmak. Arınmak. Kakasını yapmak.

Defecates : Büyük abdest yapmak. Arınmak. Kaka yapmak. Kurtulmak. Kakasını yapmak. Dışkı yapmak. Dışkılamak. Büyük abdestini yapmak. Temizlemek. Arıtmak.

Defecating : Kurtulmak. Arınmak. Arıtmak. Kaka yapmak. Dışkılamak.

Defecation : Tasfiye etme. Kaka yapma. Büyük aptes yapma. Bağırsak muhtevasının rektum ve anüs yoluyla atılması. Durultma. Sıçma. Damıtma işlemi. Defekasyon. Dışkılama.

Defecator : Yabancı ve atık maddeleri gideren kişi ya da cihaz.

Defect : Noksan. Kaçakçılık sayılan durumlar dışında herhangi bir biçimde vergi kaybına yer vermeyi gerektirmeyen yanlışlar. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ayrılmak. Eksiklik. kusur. biçim bozukluğu. Döneklik etmek. Kaçmak. Bozukluk. Hayvanın verim yeteneğinin zayıflaması veya yaşam gücünün azalması. genetik anormalliklere neden olan allel. ayıp. İltica etmek.

Lime defecation : Kireçleme.

Defect of hearing : İşitme özürü. Olağan yakınlıktaki bir kaynaktan çıkan olağan güçteki sesin dış, orta ve iç kulaktan geçerek beyne ulaşıp tam olarak algılanmaması sonucu sağırlık ya da ağır işitme biçiminde beliren özür. bk. ağır işiten, sağır.

 

Defecting : İltica etmek. Bozukluk. Kusur. Döneklik etmek. Sığınmak. Özür. Kaçmak. Ayrılmak. Arıza.

Defect in character : Kişilik bozukluğu.

İngilizce Defecated Türkçe anlamı, Defecated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Defecated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Choke off : Vazgeçirmek. Dizginlemek. Ekmek. Atlatmak. Durdurmak. Tutmak. (sinirini vb) bastırmak. Bastırmak. (sinirini vb) kontrol altında tutmak.

Downcast : Üzgün. Hava kuyusu. (gözler) yere doğru bakan. Aşağıya doğru (baca). Havalandırma bacası. Üzüntülü. Aşağıya yönelmiş. Neşesiz. Mahzun. Kederli.

Downhearted : Üzgün. Mahzun. Meyus. Kederli. Morali bozuk. Cesareti kırılmış. Mutsuz.

Distressed : Üzgün. Yıpranmış. Kederli. Endişeli. Üzüntülü. Şanssız. Yoksul. Dertli. Sıkkın. Sıkıntılı.

Converts : Değiştirmek. Dönüştürmek. Dininden döndürmek. Değişmek. Dönüşmek. İnancını değiştirmek. Çevirmek. Sayı yapmak.

Circumvented : Üstün gelmek. Atlatmak. Çevresini sarmak. Savmak. Tekerine çomak sokmak. Alt etmek. Yenmek. Engellemek. Yan çizmek. Önlemek.

Bail out : Kefaletle kurtarmak. Kurtarmak. Mali destek vererek kurtarmak. Kefaletle serbest bıraktırmak. Giren suyu kova ile boşaltmak. Paraşütle atlamak (uçaktan). Maşrapa vb ile boşaltmak. Kefaletini ödeyip kurtarmak. Paçayı kurtarmak.

Chapfallen : Mahzun. Kederli.

Cleanse : Tedavi etmek. İyileştirmek. Temiz yapmak. Arındırmak. Temizlemek. (yara) temizlemek. Arıtma yapmak. Tertemiz yapmak.

 

Crestfallen : Meyus. Mutsuz. Başı önüne eğilmiş. Kırgın. Kederli. Mahzun. Üzgün. Düş kırıklığına uğramış. Süngüsü düşük. Yılgın.

Defecated synonyms : amort, avoid, defecates, depurate, break oneself of a habit, do number two, low, sublimes, unhappy, shitting, gloomy, be saved, sublime, purify, defecating, sacred, lonesome, clarify, cast off, be finished, shit, grim, circumvent, break away, devoted, down, clarifies, cleaned, lonely, glum, blue, defecate, circumvents.

Defecated zıt anlamlı kelimeler, Defecated kelime anlamı

Elated : Kıvançlı. Mutlu. Coşkun. Sevinçli. Sevindirilmiş. Memnun. Bahtiyar.

Euphoric : Yerinde duramayacak halde olan. Sevinçten havalara uçan. Sevinçten havalara uçan (argo terim). Öforik.

Defecated antonyms : undedicated.