Defecate türkçesi Defecate nedir

Defecate ingilizcede ne demek, Defecate nerede nasıl kullanılır?

Defecated : Arıtmak. Kurtulmak. Kaka yapmak. Dışkılamak. Arınmak.

Defecates : Kurtulmak. Kaka yapmak. Temizlemek. Dışkı yapmak. Büyük abdestini yapmak. Dışkılamak. Kakasını yapmak. Büyük abdest yapmak. Arınmak. Arıtmak.

Defecating : Kaka yapmak. Dışkılamak. Arınmak. Arıtmak. Kurtulmak.

Defecation : Damıtma işlemi. Tasfiye etme. Büyük aptes yapma. Durultma. Defekasyon. Bağırsak muhtevasının rektum ve anüs yoluyla atılması. Sıçma. Kaka yapma. Dışkılama.

Defecator : Yabancı ve atık maddeleri gideren kişi ya da cihaz.

Defect of hearing : İşitme özürü. Olağan yakınlıktaki bir kaynaktan çıkan olağan güçteki sesin dış, orta ve iç kulaktan geçerek beyne ulaşıp tam olarak algılanmaması sonucu sağırlık ya da ağır işitme biçiminde beliren özür. bk. ağır işiten, sağır.

Defecting : Kaçmak. Kusur. Ayrılmak. Arıza. Döneklik etmek. Bozukluk. İltica etmek. Sığınmak. Özür.

Defect in character : Kişilik bozukluğu.

Lime defecation : Kireçleme.

Defect coagulapathy : Defekt koagulopatisi. Doğuştan veya kazanılmış olarak kanda bulunan pıhtılaşma faktörlerinin eksikliği veya pıhtılaşma faktörlerindeki işlevsel değişikliklerin neden olduğu pıhtılaşma bozuklukları.

 

İngilizce Defecate Türkçe anlamı, Defecate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Defecate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clarify : Açıklamak. Aydınlatmak. Açıklanmak. Açıklık getirmek. Anlaşılır olmak. Aydınlanmak.

Clarified : Aydınlığa kavuşturmak. Aydınlanmak. Aydınlatılmış. Temizlenmek. Belirginleşen. Berraklaşmak. Süzmek. Berraklaştırmak.

Buffer : Kıskı. Perdahlayıcı. Diretken. Bafır. Önleç. Tampon. Cila güderisi. Sindirim kanalı asitliğinin değişmesini engellemeye yardım eden ve çiftlik hayvanları rasyonlarında kullanılan kalsiyum karbonat, sodyum bikarbonat, bentonit gibi maddeler. zayıf bir asit ve bu asidin kuvvetli baz olan tuzundan veya zayıf bir baz ve bu bazın kuvvetli bir asitle olan tuzundan oluşan az miktarda asit veya baz eklendiğinde ph değişmesine direnç gösteren özel ph değerine sahip bir sistem veya çözelti, bafır. cerrahide gaz, pamuk vb. ile yapılan ve bastırılarak kan dindirmeye ve ilaç uygulamasına yarayan yumaklar, tıkaç. Geçici bellek.

Clean : Temiz. Ak. Temizlenmek. Almak. Yıkamak. Ruhsatlı. Kusursuz. Katışıksız. Tanzif etmek. Yazısız.

Cleaned : Temizlenen. Temizlenmiş. Parlatmak. Arındırmak. Boşaltmak.

Micturate : İşemek. Su dökmek. Çiş yapmak.

Egest : Boşaltmak. Tahliye etmek (örneğin vücuttan). Çıkarmak.

Piddle : Hafife almak. Sidik. Bayağı. Önemsiz işlerle uğraşmak. Çiş yapmak. Çiş. İşemek. Oyalanmak. Ehemmiyetsiz.

 

Have a shit : Sıçmak.

Poop : Yormak. Tüm başkalaşım gösteren böceklerde, larvayla ergin evre arasındaki hareketsiz evre, nimf, nimfa. geminin arkası, kıç. Zarta. Boru çalmak. Gaz yapmak. (büyük) tuvaletini yapmak. Pupa. Kıç. Çocuk dilinde kaka yapmak.

Defecate synonyms : ca ca, take a shit, relieve oneself, do number two, purifies, pass, cast aside, pass water, circumvented, be shot of, piss, pooping, take a leak, defecated, circumvent, clean out, wee, sublimes, poops, break away, make water, choke off, poo poo, puddle, shit, depurate, purified, defecates, break oneself of a habit, sublime, bail out, eliminate, crap.

Defecate ingilizce tanımı, definition of Defecate

Defecate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To purify. Freed from anything that can pollute, as dregs, lees, etc. To clear from impurities, as lees, dregs, etc. Purified. To refine. To clarify. Refined. To become clear, pure, or free.