Egest türkçesi Egest nedir

Egest ingilizcede ne demek, Egest nerede nasıl kullanılır?

Egesta : Boşaltılan şey. Tahliye edilen şey (dışkı vücut atığı vs). Çıkarılan şey.

Egestions : Vücuttan çıkartma. Çıkarma. Sindirilemeyen besin artıklarının bağırsaklar yoluyla dışarı atılması. Salgılama. Boşaltma. Tahliye etme (vücuttan).

Megestrol acetate : Kızgınlık senkronizasyonu, kızgınlık döngüsünün baskılanması, meme ve endometriyal neoplazmların tedavisinde kullanılan, antiandrojenik etkiye de sahip bir progestagen, ma. Megesterol asetat. Ma. Bir progestron türevi. Kanser tedavisinde kullanılan projestinlerden birisi. Megestrol asetat. Mejestrol asetat.

Access privileges : Erişim hakları. Erişim öncelikleri. Veriye erişebilme veya değiştirme. Erişim ayrıcalıkları.

Alleges : Mazeret olarak göstermek. (kanıt olmadan) iddia etmek. İddia etmek. İtham etmek. İleri sürmek. Söylemek. Bahane etmek. Kanıt olarak göstermek.

Besieges : Sıkıştırmak. Çevirmek. Kuşatma altında tutmak. Başına üşüşmek. Etrafını almak. Kuşatmak. Muhasara etmek. Çevresini sarmak. Kuşatma altına almak. Yağmuruna tutmak.

Corteges : Kafile. Cenaze alayı. Maiyet. Merasim alayı. Kortej. Tören alayı. Alay.

Colleges : Heyet. Dernek. Akademi. Kurul. Enstitü. Fakülte. Yüksekokul. Okul. Kolej. Üniversite.

 

Epexegesis : Belirtici. Belirtici ek. Aydınlatıcı ek.

Exegeses : Kutsal kitap yorumu. Şerh. Yorum. Tefsir.

İngilizce Egest Türkçe anlamı, Egest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Egest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Puke : İstifrağ etmek. Kusmuk. Aşağılık kimse. Kusma. Kusarak çıkarmak. Kusmak. Kusturmak. İstifra etmek. Çıkartmak.

Take a leak : Ufak su dökmek. (küçük) tuvaletini yapmak. Hacet bitirmek. İşemek. Çişini yapmak. Çiş yapmak. Su dökmek. (tuvalet) ihtiyaç gidermek.

Defecate : Büyük abdestini yapmak. Arınmak. Temizlemek. Büyük abdest yapmak. Dışkılamak. Kakasını yapmak. Dışkı yapmak. Dışkı boşaltmak. Kaka yapmak. Kurtulmak.

Vomit : Kusarak çıkarmak. İstifrağ etmek. Kusmak. İstifra etmek. Kusma. Lav püskürtmek. Gaseyan etmek. Püskürtmek (yanardağ magma vb'ni). Püskürtmek.

Empty : Tahliye etmek. Dökülmek. Aç. İçini çıkarmak. Abuk sabuk. Önemsiz. İçeriksiz. Akıtmak. Saçma. Boş.

Cleaned : Arındırmak. Temizlenmiş. Temizlemek. Parlatmak. Arıtmak. Temizlenen.

Eliminate : Gidermek. Yok etmek. Aradan kaldırmak. Atmak. Saf dışı etmek. - den kurtarmak. Elemek (bir yarışçıyı). Elenmek. Elimine etmek.

Brought out : Yayınlamak. Yayımlamak. Belirtmek. Yapmak (yeni bir şeyi). Üzerinde durmak. -i açmak. Piyasaya yeni mal sürmek. Görülmesini sağlamak. Meydana çıkarmak.

Shit : Puşt. Haşiş. Lanet olsun!. Lanet olsun. Dışkılamak. Boktan durum. Lavuk. Bir boka yaramaz kimse. Bok. Allah kahretsin!.

Piddle : Oyalanmak. Çiş yapmak. Ehemmiyetsiz. Bayağı. Sidik. Çiş. Önemsiz işlerle uğraşmak. İşemek. Hafife almak.

 

Egest synonyms : vomit up, relieve oneself, ca ca, sudate, take a shit, decants, cast, cleans, barf, spue, honk, debus, ooze, expel, transude, wee, disgorge, debarks, sick, bleed off, cast offs, pass, deplete, pee, exhaust, bruit about, bares, clears, blanked, chuck, bared, make water, clean out.

Egest zıt anlamlı kelimeler, Egest kelime anlamı

Keep down : Yükselmesine engel olmak. Bastırmak. Zulmetmek. Eziyet etmek. Kontrol altına almak.

Egest ingilizce tanımı, definition of Egest

Egest kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To excrete, as the indigestible matter of the food. To cast or throw out. To void, as excrement. In an extended sense, to excrete by the lungs, skin, or kidneys.