Arınmak nedir, Arınmak ne demek

  • Temizlenmek.
  • Rahatlamak
  • Katışıksız, arı (I) duruma gelmek.

"Arınmak" ile ilgili cümleler

  • "Derdini size aktarıp arınmış, sizi zehirleyip bırakmıştır." - H. Taner
  • "Arınmış bir dilse çok kez arıtıcıların başarısıdır." - N. Uygur

Yerel Türkçe anlamı:

Boşanan, küsen kadın eşyalarını alıp gitmek: Ahmet amcanın kızı arınmış.

Arlanmak, utanmak.

İçini temizlemek, kötü huylardan kurtulmak: Ahmet babasının tesiri ile arındı.

Taşınmak: Onlar bu evden arındılar.

Temizlenmek, yıkanmak.

Temize çıkmak.

Ayrılıp gitmek.

Yok olmak, boşalmak: Sürek avları sayesinde domuzlar arındı.

Utanmak, arlanmak: Sölediği sözden ben arındım o arınmadı.

Sorumluluktan kurtulmak.

Buharlanmak.

Sıyrılmak, kurtulmak, temize çıkmak: Şu mahkeme işinden bir arınsam, sana ne istersen alacağım.

Diğer sözlük anlamları:

Temizlenmek.

Arınmak kısaca anlamı, tanımı:

Arınma : Arınmak işi, temizlenme. Ruhun tutkulardan temizlenmesi. Duyguların sanat yoluyla arı duruma getirilmesi.

Temizlenmek : Kumarda öbür oyuncu veya oyuncularca bütün parası alınmak. Temiz duruma gelmek, arınmak, paklanmak. Ortadan kaldırılmak, öldürülmek. Sakıncalı bir durum, iş düzelmek, bitmek. Kadınlarda aybaşı durumu sona ermek.

Katışıksız : İçine başka şeyler karışmamış olan, arı, saf.

 

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Gelme : Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Gelmiş olan. Gelmek işi. Yetişme.

Rahatlamak : Sakinleşmek. Üzüntü, sıkıntı, tedirginlik veren bir durum ortadan kalkmak veya azalmak, rahata kavuşmak.

Arı : Günahsız. Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis. Temiz. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica).

Gelmek : Uygun düşmek. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Dayanmak, tahammül etmek. Ulaşmak, varmak. Olmak, -e uğramak. Kazanılmak, sağlanılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Görünmek, sanılmak. Türemek. Sonuç çıkmak. Getirmek. Çıkmak, yönelmek. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Mal olmak. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Biriyle birlikte gitmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Belli bir süre dolmak. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. İsabet etmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Katılmak, eklenmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Belli bir zamana ulaşmak. Düşmek, rast gelmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. İzlemek, takip etmek. Uymak. Kadar olmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Ortaya çıkmak, doğmak.

 

Diğer dillerde Arınmak anlamı nedir?

İngilizce'de Arınmak ne demek? : v. be purified; purify; defecate

Fransızca'da Arınmak : se purifier, se nettoyer, s'épurer