Purifies türkçesi Purifies nedir

Purifies ingilizcede ne demek, Purifies nerede nasıl kullanılır?

Purified : Arıtılmak. Temizlemek. Arıtılmış. Arınmak. Durultulmuş. Arıtmak. Saflaştırılmış. Temizlenmiş. Saf hale getirmek. Pürifiye.

Purified diet : Deneme hayvanlarına besleme çalışmalarında yedirilen, saf nişasta ve saf selüloz, kazein gibi saf formda olan, beslenme için gerekli besin maddelerinin karışımı, sentetik rasyon, pürüfiye rasyon. Saf rasyon. Sentetik rasyon.

Purified ration : Saf rasyon. Pürüfiye rasyon.

Purifier : Arındırıcı. Arıtma makinesi. Arıtıcı. İrmik sasörü. Temizleyici. Sasör. Arıtma sistemi. Arıtma cihazı.

Purifiers : Arıtıcı. Arındırıcı. Temizleyici. Arıtma makinesi. Arıtma cihazı. Sasör. Arıtma sistemi. İrmik sasörü.

Bath purification : Yunak arıtımı. Banyo arıtma. Banyo arıtımı.

Unpurified : Temizlenmemiş. Saflaştırılmamış. Arındırılmamış.

Be purified : Arınmak. Arındırılmak. Özleşmek.

Purification plant : Arıtma tesisi. Arındırma duralgası. Bir kentin suyunun, kentlinin kullanmasına sunulmasından önce, insan sağlığı için taşıyabileceği dokuncaların belli bilimsel yöntemlerle giderildiği, süzgeç vb. araçlardan oluşan kuruluş. kentin çöplerinin insan sağlığına dokuncalı olmaktan çıkarılmasına, yararlanılabilecek duruma getirilmesine yarayan döşem.

 

Oil purifier : Yağ tasfiye cihazı.

İngilizce Purifies Türkçe anlamı, Purifies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Purifies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Distills : Damlatmak. Taktir etmek. Ayrıştırmak. Damıtmak. Süzülmek. Damlamak. Süzmek. Özünü çıkarmak. Biçimlenmek.

Clarifying : Aydınlanmak. Açıklamak. Aydınlatan. Aydınlığa kavuşturmak. Aydınlatma. Temizlenmek. Berraklaştırma. Temizleme.

Cleanses : İyileştirmek. Tertemiz yapmak. (yara) temizlemek. Tedavi etmek. Temiz yapmak.

Disinfect : İlaçlamak. Arınıklaştırmak. Mikroplardan arındırmak. Mikroptan temizlemek. Mikropsuzlandırmak. Dezenfekte etmek.

Defecate : Kaka yapmak. Dışkı boşaltmak. Dışkılamak. Büyük abdest yapmak. Dışkı yapmak. Kakasını yapmak. Kurtulmak.

Houseclean : İstenmeyen kişileri atmak. Ev temizlemek.

Clean : Yasal. Ruhsatlı. Bitirmek. Katışıksız. Ak. Almak. Saf. Tanzif etmek. Kusursuz.

Depurated : Temizlenmek.

Buffer : İçinde bulunduğu çözeltiye, baz ya da asit eklendiğinde, o çözeltinin ph'sının değişimine direnç gösteren özdek. Arabellek. Bilgisayar, fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yedek zaman aralığı. Tampon bellek. Tampon. Yastık. Bir işlergede oluşabilen geritepmeyi soğuran düzenek. Sindirim kanalı asitliğinin değişmesini engellemeye yardım eden ve çiftlik hayvanları rasyonlarında kullanılan kalsiyum karbonat, sodyum bikarbonat, bentonit gibi maddeler. zayıf bir asit ve bu asidin kuvvetli baz olan tuzundan veya zayıf bir baz ve bu bazın kuvvetli bir asitle olan tuzundan oluşan az miktarda asit veya baz eklendiğinde ph değişmesine direnç gösteren özel ph değerine sahip bir sistem veya çözelti, bafır. cerrahide gaz, pamuk vb. ile yapılan ve bastırılarak kan dindirmeye ve ilaç uygulamasına yarayan yumaklar, tıkaç. Korumak.

 

Simplifies : Basitleştirmek. Yalınlaştırmak. Kolaylaştırmak.

Purifies synonyms : make pure, liquidates, distill, pay up, liquidating, cancels, abbreviate, clarifies, abstersion, disinfects, purified, setup, make modest, housecleans, cancel, refines, close down, purged, be purified, reduce, simplifying, depurate, chastens, clarified, decontaminating, clarify, simplify, cleans, cohobate, sublime, brush, close out, distils.