Defocus türkçesi Defocus nedir
- Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Bulanıklaştır.
- Alıcı yönetmenine, görüntüyü bulanıklaştırması için verilen komut.
Defocus ingilizcede ne demek, Defocus nerede nasıl kullanılır?
Defocus mix : Zincirlemede, ilk çekimin son görüntülerinin gittikçe bulanıklaşması; ikinci çekimin ilk görüntülerinin gittikçe seçikleşmesi durumu. Bulanık zincirleme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Defocusea dissolve : Zincirlemede, ilk çekimin son görüntülerinin gittikçe bulanıklaşması; ikinci çekimin ilk görüntülerinin gittikçe seçikleşmesi durumu. Bulanık zincirleme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Defocusing : Fokus ayarsızlığı. Konunun odak dışı kılınmasıyla görüntüye bulanık bir görünüş sağlama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bulamklaştırma. Ayarsızlık.
Defoam : Köpüğünü gidermek.
Defoamer : Köpük söndürücü. Köpük giderici. Köpük önleyici.
Defogger : Sisi ortadan kaldıran aygıt. Sisi ortadan kaldıran cihaz. Açıklık getiren kişi. Sisten arındıran aygıt. Açıklık getiren kimse veya şey.
Defoaming agent : Köpük giderici madde. Köpükleşme önleyici.
Defoliants : Yaprak dökücüler. Yaprakları döken zehir. Yaprakları döken ilaç.
Defoliant : Yaprak döktüren. Yaprakları döken ilaç. Yaprakları döken zehir.
Defogged : Sisten arındırmak. Bir şeyden sis kaldırmak. Açıklık getirmek. Bir şeye açıklık getirmek.
İngilizce Defocus Türkçe anlamı, Defocus eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Defocus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Centering : Çerçevelemede asıl konuyu çerçevenin ortasına yerleştirme. bir göstericinin ışıtacını, resmin her noktasını eşit yeğinlikte aydınlatacak biçimde düzenleme. bir ışıldağın ışıtacını, en yeğin aydınlatmayı sağlayacak biçimde, ışıldağın odak noktasına göre ayarlama. Dikkat veya enerjinin birşey üzerinde yoğunlaşması. Merkezlendirme. (amerikan futbolu) bir vuruşa başlamak için topu bacaklarının arasından geriye doğru geçirmek. Kubbe kalıbı. Puntalama. Merkezleme. Ortalama. Kemer kalıbı.
Focussing : Odaklanma. Odak seçimi. Bir şeye odaklanma. Odaklama. Bir kameranın optik sisteminin doğru ayarı.
Plunge : Düşmek. Saplamak. Fırlamak. Atılmak. Büyük oynamak (kumar). Daldırmak. Suya dalmak. Dalış. Batırmak. Altüst edilmek.
Immerse : Batırmak. Suya daldırmak. Sokmak. Daldırmak. Gömmek. Suya batırmak. İçine batırmak.
Soak up : Emmek. İçine çekmek. Soğurmak. Sünger gibi çekmek. Nüfuz etmek.
Think : Tasavvur etmek. Düşünmek. Sanmak. Anımsamak. Tahmin etmek. Bellemek. Fikirleşmek. Saymak. Hatırlamak. Aklı almak.
Immersion : Daldırma. Bir gökcisminin başka bir gökcisminin gölgesine girmesi. Suya daldırma. İmmersiyon. Dalma. Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Suya batırma. İmersiyon. Bir katılımlı gözlemde gözlemcinin duruma ya da olaya, onu yaşayan bireylerden ayrılmayacak biçimde katılması ya da bir topluluk üyelerinin yaşamını paylaşması. Batırma.
Direction : Doğrultu. Yönetim. Talimat. Emir. Yönerge. Cihet. Açıklama. Sahneye koyucunun belli bir oyun için oyuncuları düzene alması ve onları oyuna uygun bir uyum içine sokması için yaptığı hazırlık, çalışma. (oyun düzeni, sahneye koyma). Yönetmenin bir tiyatro yapıtını anlamlı ve uyumlu bir biçimde sahneye koyma işleminin tümü. oyun düzeni, oyunculuk, dekor, giysi, donatım, ışıklama vb. öğelerin oyunun amacını gerçekleştirecek biçimde güzelduyusal bir bütünlüğe ulaşmasını gerektirir. Mal ya da yapılacak diğer işlemler üzerinde bilgiler verme, buyruklarda bulunma.
Zoom in : Alıcı yönetmenine, optik öne kaydırma yapması için verilen komut. Yakınlaştırma. Yaklaş. Büyütmek. Büyüt. Mercek öne. Yaklaştırma. Optik yaklaştırma. Büyütme. Zum yapmak.
Rivet : Perçin çivisi. Konsantre olmak. Dikmek (göz). Bir noktaya dikmek. Sıkıca bağlamak. Perçin. Perçin cıvatası. Bağlamak. Perçinlemek. Kenet mili.
Defocus synonyms : cerebrate, focal point, centre, take heed, focusing, concentration, cogitate, steep, absorb, listen, absorption, center, hear, recall, engross, engrossment, particularism, concentrate, pore, engulf.
Defocus zıt anlamlı kelimeler, Defocus kelime anlamı
Blur : Net görülmesini zorlaştırmak. Bulanık. Bulanıklaşmak. Flu yapmak. Bulandırmak. Karaltı. Net görülmeyen şey. Bulaştırmak. Lekelenmek.
Soften : Gönlünü almak. Sindirmek. Yumuşatmak. Gevşemek. Zayıflatmak. Yatıştırmak. Yumuşamak. Kısmak. Gevşetmek. Tatlılaşmak.
Softness : Yumuşaklık. Tatlılık. Uysallık. Rıfk. Hilmiyet. Sevecenlik. Gevşeklik. Hilm. Cıvıklık.
Defocus antonyms : indistinctness.

Bu kısımda Defocus kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Defocus ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Defocus anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Defocus ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.