Defoam türkçesi Defoam nedir

  • Köpüğünü gidermek.

Defoam ingilizcede ne demek, Defoam nerede nasıl kullanılır?

Defoamer : Köpük söndürücü. Köpük önleyici. Köpük giderici.

Defoaming agent : Köpükleşme önleyici. Köpük giderici madde.

Defocus : Alıcı yönetmenine, görüntüyü bulanıklaştırması için verilen komut. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bulanıklaştır.

Defocus mix : Zincirlemede, ilk çekimin son görüntülerinin gittikçe bulanıklaşması; ikinci çekimin ilk görüntülerinin gittikçe seçikleşmesi durumu. Bulanık zincirleme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Defocusea dissolve : Zincirlemede, ilk çekimin son görüntülerinin gittikçe bulanıklaşması; ikinci çekimin ilk görüntülerinin gittikçe seçikleşmesi durumu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bulanık zincirleme.

Defoliant : Yaprakları döken ilaç. Yaprak döktüren. Yaprakları döken zehir.

Defogged : Sisten arındırmak. Açıklık getirmek. Bir şeye açıklık getirmek. Bir şeyden sis kaldırmak.

Defocusing : Bulamklaştırma. Konunun odak dışı kılınmasıyla görüntüye bulanık bir görünüş sağlama. Ayarsızlık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fokus ayarsızlığı.

Defoggers : Açıklık getiren kişi. Sisi ortadan kaldıran aygıt. Açıklık getiren kimse veya şey. Sisi ortadan kaldıran cihaz. Sisten arındıran aygıt.

 

Defoliants : Yaprakları döken zehir. Yaprakları döken ilaç. Yaprak dökücüler.

İngilizce Defoam Türkçe anlamı, Defoam eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Defoam ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Trounce : Büyük bir yenilgiye uğratmak. Dayak atmak. Fırça çekmek. Sopa çekmek. Pataklamak. Paylamak. Yenmek. Dövmek. Cezalandırmak. Azarlamak.

Skunk : Mars etmek. Kokarca. Yenmek. Mahvetmek. Aşağılık kimse. Alçak herif. Borcunu ödeyememek.

Upset : Başaşağı çevirmek. Altüst olmuş. Bozulmak. Bulandırmak. Bozulmuş. Yenmek (favori rakibi). Keyfini kaçırmak. Alabora etmek. Üzmek. Şişirmek.

Demolish : Tahrip etmek. Yok etmek. Yıkmak. İmha etmek. Yiyip bitirmek. Yıkmak yok etmek.

Shutout : Sayı vermeme. Taraflardan birinin hiç puan kazanmadığı oyun. İş verenin işçilere toptan yol vermesi. Lokavt. Rakibe hiç sayı yaptırmama.

Expel : Defetmek. Çıkarmak. Sürgün etmek. Dışarı atmak. Attırmak. Sürmek. Azletmek. Atmak. Uzaklaştırmak. Kovmak.

Nose : Omurgalı hayvanlarda kısmen koklama sinirlerini taşıyan mukoza zarı ile örtülü bir çift burun boşluğunu içine alan koku alma organı. Burnunu sürmek. Koklayarak bulmak. Dikkatle ve yavaşça sürmek (araba). Genizden çıkarmak (ses). Burun. Koku almak. Uç. Koklamak.

Make it : Üstesinden gelmek. (hastalıktan sonra) düzelmek. Başarıya ulaşmak. (hastalıktan sonra) kendini toparlamak. (hastalıktan sonra) iyileşmek. Vaktinde varmak. Elde etmek. Başarmak.

Shell : Topçu mermisi atmak. Soymak. Bir öğeciğin çekirdeği çevresinde dolanan eksiciklerin yerleştiği katmanlardan her biri. Atom çekirdeğini kuşatan elektron içerikli katlardan her biri. Deniz kabuğu. Bombalamak. Deniz hayvanı kabuğu. Ayıklamak. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Katman.

 

Waterloo : Wisconsin eyaletinde şehir. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Prusya ve ingiliz güçlerince 1815 yılında napolyon'un son yenilgisine sahne olan belçika'nın merkezinde bir kasaba. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Georgia eyaletinde şehir. Feci veya kesin yenilgi. New york eyaletinde yerleşim yeri. Ontario'nun (kanada) güneydoğusunda bir şehir. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. İowa eyaletinde şehir.

Defoam synonyms : pull round, rout out, lurch, conclusion, heartbreaker, whipping, wallop, walloping, come through, thrashing, overrun, beat, finish, rout, conquer, failure, whitewash, drubbing, beat out, get the better of, licking, vanquish, slaughter, ending, survive, crush, trouncing, pull through, overcome, down, destroy, debacle.

Defoam zıt anlamlı kelimeler, Defoam kelime anlamı

Beginning : Milad. Esas. Başlama. Başlangıç. Köken. İlk adım. Menşe. Neşet. Kaynak. İptida.

Victory : Utku. Yengi. New york eyaletinde yerleşim yeri. Galibiyet. Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmayı kazanmış olma durumu. Galebe. Zafer. Başarı. Muzafferiyet.

Success : Başarılmış iş. Sonuç. Başarılı kimse. Başarma. Başarı. Başarılı olan kimse. Sükse. Muvaffakiyet. Kişinin yetenek ve yetişmeye bağlı olarak gösterdiği ansal ya da eylemsel etkinliklerinin olumlu ürünü. Başarım.

Defoam antonyms : succumb.