Defrag türkçesi Defrag nedir
- Birleştirme.
- Sürücünün değişik alanlarında sürekli bir dosyaya kaydedilmiş olan dosyaları birleştirme.
Defrag ingilizcede ne demek, Defrag nerede nasıl kullanılır?
Defrag legend : Birleştirme göstergesi.
Defragment : Parçalanmanın ortadan kaldırılması. Bütünleştirmek. Birleştir. Sürücünün değişik alanlarında arda arda gelen dosyalara kaydedilmiş olan dosyaları birleştirmek. Birleştirmek. Parçalanmışlığı düzeltme. Bütünleşmek.
Defragment files and free space : Dosyaları ve boş alanı birleştir.
Defragment files only : Sadece dosyaları birleştir.
Defragment now : Şimdi birleştir.
Defragmentation status : Birleştirme durumu.
Defra : Department for environment. Food & rural affairs (çevre, gıda ve kırsal işler birimi). Birleşik krallık'ta çevrenin korunması ve gıda üretimi ve standartlarından sorumlu ve yetkili hükümet organı (ayrıca çevre, balıkçılık, tarım ve kırsal konulardan da sorumludur).
Defragmenter : Sabit diskin içinde dağıtılmış olan dosyaları tamamlanmış tek bir dosyaya yerleştiren ve mevcut bellek bölütlerini birleştiren destek programı. Disk birleştiricisi.
Defraud : Elinden almak. Hile yapma. Dolandırmak. Dolandırma. Gadretmek. Hakkını yemek. Hile yapmak. Aldatmak. Sahtekarlık yapmak.
Defragmentation : Disk birleştirme. Sabit diskin içinde dağıtılmış olan dosyaları birbirine ekleme (bilgisayar). Birleştirme. Dosyaları birleştirme.
İngilizce Defrag Türkçe anlamı, Defrag eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Defrag ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Beat : Yuvasından çıkarmak (av). Vuru. Atmak (kalp). Çarpma. Sıklıkları yakın iki dalganın girişimi ile oluşan ve sıklığı, sıklıklar çıkarımına eşit olan dalga. Çalmak (davul). Dövmek. Vurmak. Çırpma. Güdülen amaca göre, namlunun ortaya da esnek bölümü ile, karşı namluya birden yapılan vuruş.
Come through : (bir haber) gelmek. Kendinden bekleneni yapmak. Başkalarını hayal kırıklığına uğratmamak. Sonuca ulaşmak. Becermek. Yaşamak. Kendini belli etmek. İyileşmek. Gelmek. Atlatmak.
Lurch : Silkinmek. Yalpa. Gidip gelmek (sarkaç gibi iki nokta arasında). Zor durum. Birdenbire sallanma. Yalpalama. Yalpalamak. Sendelemek. Yalpa vurmak. Sallana sallana yürümek.
Rout : Kurcalamak. Aramak. Eşelemek. Bozgun. Darmadağın etmek. Araştırmak. Hengame. Hezimet. Hezimete uğratmak. Bozguna uğratmak.
Negative : Menetmek. Eksi. Geri çevirmek. Bir imlemede artı doğrultunun tersine yönelmiş sayılara verilen im. yalnız iki eşlemi bulunan nesneler den birine verilen im; eksi yük gibi. sayıların sıfırdan küçük olanlarına verilen im. iki sayıdan, iki nicelikten birini ötekinden çıkarma işlemini belirleyen im. Olumsuz. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Negatif görüntü elde etmek için alıcıda kullanılan boş film. bu yolda kullanılmış fakat henüz işlemelikte işlenmemiş dolu film. işlemelikte işlenerek üzerinde negatif görüntü belirmiş olan film. negatif görüntü. (genellikle) doğadakinin ters renk tonunda görüntü veren duyarkatları ve bu görüntüleri anlatır. tv. uç değiştirme yoluyla almaçta oluşturulan ve doğadakinin ters renk tonunda olan görüntü. Zıt. Negatif. Çürütmek.
Kill : Bezemlerin sökülmesi için verilen komut. Işıkların söndürülmesi için verilen komut. Tahrip etme. Kesmek (ses veya ağrı vb). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Söndürmek. Mahvetmek. Öldürmek. Katletmek. Ahrete göndermek.
Vote down : Oylayarak reddetmek. Oylama ile yenmek.
Affiliation : Üyeliğe kabul. Bağlanma. Tefani. Mensubiyet. İlişki. Katma. Bir kümenin, bir topluluğun üyesi olma ya da davranış düzgülerini benimseme, bk. ayrılma. Bağlantı. Ekleme. Üyelik.
Amalgamations : Şirketlerin birleşmesi. Karıştırma. Karışım. Cıva ile bir başka madeni karıştırma. Şirket birleşmesi amacı ile uygulanan tasfiye işlemleri. Karışma. Birleşme. Bütünleştirme. Füzyon.
Vote out : Karşı oy kullanmak. Aleyhde oy vermek. Seçim kazanmak. Oylama kazanmak.
Defrag synonyms : pull round, trounce, binding together, beat out, blackball, overrun, assembly, adjoining, closed ranks, demolish, assembling, pull through, crush, bonding, amalgamation, veto, overcome, make it, binderies, bondings, shoot down, get the better of, rout out, skunk, shell, affiliations, wallop, assemblage, survive, destroy, nose, vanquish, expel.
Defrag zıt anlamlı kelimeler, Defrag kelime anlamı
Succumb : Boyun eğmek. Dayanamamak. Yenik düşmek. Dayanamayarak karşı gelmekten vazgeçmek. Çökmek. Yenilmek. Direnememek. Karşı koyamamak. Yenik düşmek (hastalığa). Ölmek.
Beginning : Milad. İptida. Kaynak. İlk adım. Esas. Baş. Başlama. Başlangıç çekidi. Menşe. Başlangıç noktası.
Victory : Galibiyet. New york eyaletinde yerleşim yeri. Yengi. Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmayı kazanmış olma durumu. Başarı. Galebe. Zafer. Utku. Muzafferiyet.
Defrag antonyms : success.

Bu kısımda Defrag kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Defrag ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Defrag anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Defrag ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.