Degreased türkçesi Degreased nedir

  • Yağdan arındırmak.
  • Yağdan arındırılmış.
  • Degrease.
  • Yağını almak.

Degreased ingilizcede ne demek, Degreased nerede nasıl kullanılır?

Degrease : (yün) yağını gidermek. Yağını almak. Yağını gidermek. Yağdan arındırmak.

Degreases : Yağını almak. Yağını gidermek. Yağdan arındırmak. (yün) yağını gidermek.

Degreasing : Temizleme ünitesi. Yağını alma. Yağ temizleme. Temizleme. Yağ alma. Yağdan arındırma. Yağ çıkarmak. Yağ giderme. Yağ temizleyici. Yağ arındırma işlemi.

Electrolytic degreasing : Elektrikli yağ giderme. Elektrikli yağ alma.

Vapour degreasing : Buharlı degresleme. Buğulu yağ giderme.

Degree measure of an angle : Açının derece ölçüsü.

Degree : Evre. Okullarda öğretmenlerce her öğrencinin başarısı üzerinde edinilen kanıyı, varılan yargıyı gösteren değer. Derece. Bilgisayar, eğitim, fizik, ekonomi alanlarında kullanılır. Radde. Viski, likör ve benzeri sıvıların 1 santigrat devinme kertesinde oylumunca kapsadığı saf alkol ki yüzde ya da binde oranıyle değerlendirilir. bir şeyin değerini belirtmek üzere kullanılan ölçü birimi. Mevki. Lisans. Rütbe. Dizil.

Degree day : Günün derecesi. Diploma töreni günü. Derece gün.

Degree centigrade : Santigrat derece. 0 derecenin suyun donma noktası ve 100 derecenin ise kaynama noktası olduğu termometre ile yapılan sıcaklık ölçümü. Celsius derecesi.

 

Degree of confidence : Güven derecesi.

İngilizce Degreased Türkçe anlamı, Degreased eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Degreased ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shorten : Azaltmak. Yelkeni sarıp küçültmek. Kısmak. Kasılmak. Kısaltmak. Kısalmak. Azalmak. Yağ katarak kıvamına getirmek (un vb.). Yağ katarak kıvamına getirmek (un).

Remit : Havale göndermek. Havale etmek (para). Ötelemek. Para göndermek. Göndermek (para). Ara vermek. Vazgeçmek. (borç veya ceza vb'den) kurtarmak. Günah çıkarmak. Hafifletmek.

Reduce : Haline getirmek. İnceltmek (boya). Eksiltmek. İndirmek. Kırmak (fiyat vb). Alçaltmak. Eder indirimi. Zayıflatmak. Kırmak (fiyat). Satakdaki malın isteklerden daha çok olması nedeniyle bunların satışlarını sağlamak amacıyla ederlerinde yapılan indirim. aynı konu üzerinde çalışan ve aynı özellikte nesneyi yapıp satan kişilerin karşıtı ile tecimsel bir yarışta bulunmak ve onun etkilerinden kurtulabilmek amacıyla satış ederleri üzerinde yaptıkları indirim.

Degreases : Yağını gidermek. (yün) yağını gidermek.

Lessen : Eksilmek. Azalmak. Küçülmek. Hafifletmek. Eksiltmek. Kısmak. Ufaltmak. Küçük düşürmek. Küçültmek. Azaltmak.

Go down : Onaylanmak. Azalmak. Yokuş aşağı inmek. Yatağa düşmek. Batmak. Benimsenmek. Üniversiteden ayrılmak. Perişan olmak. Mahvolmak. Tarihe geçmek.

Wane : Azaltmak. Sonuna yaklaşmak. Solmak. Batmak. Küçülme. Sönmek. Azalmak. Azalma. Küçülmek.

Vaporize : Buğulaşmak. Püskürtmek. Uçuklaşmak. Uçuklaştırmak. Uçmak. Buharlaştırmak. Buharlaşmak. Buğulaştırmak.

 

Drop off : Azalmak. Düşüş yaşamak. Düşüş göstermek. Gerilemek. Araçtan indirmek. Düşmek. Uyumak. Uyuyakalmak. Uyuklamak. Eksilmek.

Skim : Su üzerinde kaydırmak. Kayar gibi gitmek. Kaymağını almak. Kaymağını yemek. Sektirmek. Üstünden şöylesine geçmek. Sekmek. Köpüğünü almak. Göz gezdirmek.

Degreased synonyms : dwindle down, decelerate, fly, decoct, at rest, slack off, break, thin out, shrivel up, decrescendo, dead, slack, taper, die away, fall, flag, boil down, concentrate, decline, shrink, ease up, undervalue, vanish, gone, retard, cream off, skim off, change magnitude, dwindle, slacken off, contract, weaken, departed.

Degreased zıt anlamlı kelimeler, Degreased kelime anlamı

Crescendo : Şiddeti gittikce artan. Artış. Kreşendo.

Strengthen : Yükseltmek. Yaşam bulmak. Güç kazanmak. Berkitmek. Sağlamlaştırmak. Güçlenmek. Tahkim etmek. Desteklemek. Pekitmek. Kuvvetlendirmek.

Appreciate : Kıymetini bilmek. Kavramak. Farkında olmak. Anlamak. Minnettar olmak. Fiyatını yükseltmek. Beğenmek. Değer vermek. Değeri artmak. Değer kazanmak.

Degreased antonyms : lengthen, increase, stretch, accelerate, inflate, expand, alive.