Delaying türkçesi Delaying nedir

  • Öteleme.
  • Geciken.
  • Tehir edilen.
  • Ertelenen.
  • Gecikmeye özgü.
  • Bir oyunda seyircinin ilgisini ve gerilimini canlı tutmada kullanılan geciktirme uygulayımı.
  • Eğlenme.
  • Tavik.
  • Geciktirim.
  • Erteleme.
  • Geciktirme.
  • Gecikmeyle ilgili.

Delaying ile ilgili cümleler

English: Many women pursue higher education and careers, thus delaying marriage and childbirth.
Turkish: Birçok kadın yüksek öğretime ve kariyere devam ediyor, bu nedenle evlilik ve doğum gecikiyor.

Delaying ingilizcede ne demek, Delaying nerede nasıl kullanılır?

Delaying action : Oyalama muharebesi. Erteleyen işleme veya performans. Düşman kuvvetlerinin ilerleyişini yavaşlatma amaçlı savaş stratejisi.

Delaying action line : Hız kırma hattı. Düşman kuvvetlerinin ilerlemesini geciktirmek amacıyla tasarlanmış takviyelendirmeler ve engellemeler sistemi. İlerleme yavaşlatma hattı. Savunma hattı. Yavaşlatma hattı. Hareket geciktirme hattı.

Delaying tactics : Oyalama taktikleri.

Delay angle : Gecikme açısı.

Delay cable : Geciktirme kablosu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İmlerin aktarılmasında büyük ölçüde geciktirme sağlayan yapıdaki eşeksenli kablo.

Delay line : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Girişteki im ile çıkıştakinin aynı olmasını, ancak zaman yönünden ikisi arasında bir sürenin yer almasını sağlayan, genellikle renkli televizyonda kullanılan düzen. Gecikme hattı. Geciktirme hattı. Geciktirme satırı.

 

Delay circuit : Geciktirme devresi. Geciktirici çevrim. Elektriksel iletişimde kullanılan ve bir dalganın ya da bir imlemin yola çıkmasını bir süre geciktiren çevrim. Geciktirici devre.

Delay in payment : Ödemede gecikme.

Delay equalizer : Gecikme denkleştiricisi. Gecikme düzleştirici.

Delay in education : Okulu bitirme yaşı ile yönetmelikçe saptanan en küçük yaş arasındaki ayırıma verilen ad. Öğrenimde gecikme.

İngilizce Delaying Türkçe anlamı, Delaying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Delaying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dilatoriness : Üşengeçlik. İşini ağırdan alma. Tembellik. Ağırdan alma. Üşenme.

Frolic : Oyun. Neşe. Eğlenti. Eğlenmek. Gülüp oynamak. Gülüp geçmek. Gülüp oynama. Oynamak. Hoplayıp sıçramak.

Impediments : Mani. Pelteklik. Engeller. Kekemelik. Engel. Ayak bağı.

Parallel displacement : Paralel kaydırma.

Suspensory : Asılı. Bir organ veya oluşumu yerinde tutmaya yarayan, sarkan veya dışarı fırlayan kısmı normal durumunda tutmaya yarayan oluşum. Suspansuvar. Süspansuar. Askılı. Asıcı. Suspensör.

Stopping : Tıkama. İstop. Kesilme. Dolgu. Tevakkuf. Durdurma. Durma. Seyahat programı. Tevkif. Diş dolgusu.

Disport : Oyalanmak. Oynama. Eğlenmek. Kendini eğlendirmek. Oynamak. Oyalanma.

Delightfulness : Hoşluk. Hoşlanma. Zevk. Tatlılık. Keyiflenme. Mutluluk. Zevklilik.

Frolicked : Gülüp geçmek. Gülüp oynamak. Eğlenmek. Oynamak. Oyun. Eğlenti. Gülüp oynama. Neşe. Sıçrayıp oynamak.

 

Disporting : Eğlenmek. Oyalanmak. Kendini eğlendirmek. Oynama. Oyalanma. Oynamak.

Delaying synonyms : piping, musical performance, postponing, deferring, birth, holdovers, transposition, disports, continuances, delay time, fleer, deferments, adjournments, procrastinations, delay, postponement, detaining, egg laying, impediment, deferral, giving birth, entertainment, holdover, lingerers, amusement, adjourning, postponed, fleering, detainment, birthing, frolics, hinderance, procrastination.

Delaying zıt anlamlı kelimeler, Delaying kelime anlamı

Restless : Vesveseli. Kararsız. Huzursuz. Erinçsiz. Kıpır kıpır. Tedirgin. Rahatsız. Kıpırdak. Dalgalı. Uykusuz (gece).

Honorable : Yüce. Sayın. Saygıdeğer. İtibarlı. Muhterem. Saygın. Namuslu. Şerefli. Onurlu.